19 Mayıs 1919’un simgesi haline gelen Bandırma Vapuru yalnızca Samsun yolculuğuyla değil dikkat çeken geçmişiyle de öne çıkıyor. İngiltere’de inşa edilen, farklı ülkelerde kullanılan ve yıllar içinde defalarca isim değiştiren vapurun hikayesi 19 Mayıs kutlamalarının dönüşümüyle birlikte yeniden gündeme geliyor. 'Gazi Günü'nden 'Gençlik ve Spor Bayramı'na uzanan süreçte tarihin az bilinen ayrıntıları bugün hala ilgi uyandırıyor.
Bandırma Vapuru’nun Bilinmeyen Geçmişi
Milli Mücadele’nin simgelerinden biri haline gelen Bandırma Vapuru’nun hikayesi sanıldığından çok daha eskiye uzanıyor. Gemi 1878 yılında İngiltere’nin Glasgow kentinde yolcu ve yük vapuru olarak inşa edildi. İlk yıllarında 'Torocaderto' adıyla kullanılan vapur, daha sonra farklı Yunan şirketlerinin eline geçti ve 'Kymi' adıyla sefer yaptı.
1891 yılında bir kaza sonucu batan gemi, aynı yıl yeniden yüzdürülerek İstanbul’a getirildi. Bir süre sonra Osmanlı deniz işletmelerine devredilen vapurun adı önce 'Panderma', ardından da 'Bandırma' olarak değiştirildi. Marmara kıyılarında yük ve yolcu taşıyan gemi yıllar sonra tarihin yönünü değiştiren yolculuğun parçası olacaktı.
19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını Samsun’a ulaştıran Bandırma Vapuru, görevine bir süre daha posta vapuru olarak devam etti. Gemi 1924 yılında hizmet dışı bırakıldı.
19 Mayıs Önce Gazi Günü Olarak Kutlandı
Bugün 'Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı' olarak kutlanan 19 Mayıs’ın geçmişte farklı isimlerle anıldığı biliniyor. Kurtuluş Savaşı’nın ardından Samsun’da bu tarih uzun yıllar 'Gazi Günü' olarak kutlandı. Samsunluların Atatürk’e kutlama telgrafları gönderdiği bu gün, Milli Mücadele’nin başlangıcını simgeleyen özel bir tarih olarak kabul edildi.
Dönemin kutlama takviminde 17 Mayıs ise 'Spor Bayramı' olarak yer alıyordu. 1937 yılında alınan kararla birlikte 19 Mayıs’ın 'Gençlik ve Spor Bayramı' olarak kutlanması benimsendi. Bayramın resmi olarak kanunlaşması ise 20 Haziran 1938’de gerçekleşti.
Gençlik ve Spor Bayramı’nın Oluşum Süreci
19 Mayıs’ın spor ve gençlik temasıyla ilişkilendirilmesi, kökenini İttihat ve Terakki dönemindeki 'İdman Bayramı' etkinliklerinden alıyor. Maarif Nezareti Müfettişi Selim Sırrı Tarcan’ın girişimiyle 1916 yılında Kadıköy’de düzenlenen ilk 'İdman Bayramı', daha sonra gelişecek kutlamaların temelini oluşturdu.
Bu etkinliklerde jimnastik gösterileri düzenlendi, Avrupa’daki spor şenliklerinden esinlenen organizasyonlar gerçekleştirildi. Selim Sırrı Tarcan’ın İsveçli besteci Felix Korling’in eserinden uyarladığı marş ise zamanla "Dağ başını duman almış" sözleriyle hafızalara kazındı.
1928’den sonra 'Jimnastik Şenlikleri' adıyla devam eden organizasyonlar, 1937’de 19 Mayıs tarihine taşındı ve yeni bir kimlik kazandı.
19 Mayıs’ın İsmi Yıllar İçinde Değişti
Bugün kullanılan 'Atatürk’ü Anma' ifadesinin bayram adına sonradan eklendiği de dikkat çeken ayrıntılar arasında yer alıyor. 12 Eylül döneminde çıkarılan 17 Mart 1981 tarihli kanunla birlikte bayramın resmi adı 'Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı' oldu.
19 Mayıs’ın hikayesine yakından bakıldığında, yalnızca bir vapur yolculuğunun değil; yıllar içinde şekillenen bir toplumsal hafızanın da izleri görülüyor. Bandırma Vapuru’nun güvertesinden başlayan yolculuk, bugün hala Türkiye’nin en önemli tarihsel sembollerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.


