Vücudumuzun aslında ne kadar akıllı bir sistemle çalıştığını hiç düşündünüz mü? Bilim dünyasında son dönemde en çok konuşulan konulardan biri, University of Southern California bünyesinde yapılan o meşhur araştırma oldu. Araştırmacılar, 72 saat boyunca besin alımı durduğunda vücudun sadece acıkmadığını, aksine müthiş bir savunma stratejisi geliştirdiğini keşfetti. Bu süreçte metabolizma adeta bir temizlik işçisi gibi çalışarak yaşlanmış ve yorulmuş hücreleri ayıklıyor. Aslında bu durum, vücudumuzun zor anlarda kendini nasıl tazelediğinin ve hayatta kalmak için ne kadar kusursuz bir mekanizmaya sahip olduğunun en net kanıtı.
Vücut Hayatta Kalma Moduna Geçiyor
Uzun süreli açlık başladığında vücut enerji tasarrufu yapmak için harekete geçiyor. Glikoz depoları bitince metabolizma adeta eski ve hasarlı ne varsa temizlemeye başlıyor.
Bu süreçte yaşlanmış beyaz kan hücreleri azalırken hücrelerin yenilenmesini sağlayan sinyal yolları da harekete geçiyor. Aslında vücut, verimsiz parçalarından kurtulup özüne dönüyor.
Kök Hücreler Görev Başında
Araştırmanın en heyecan verici kısmı ise yeniden yemek yendiğinde yaşanıyor. Besin alımıyla birlikte kan yapıcı kök hücreler uyanıyor ve vücut taptaze, sağlıklı beyaz kan hücreleri üretmeye başlıyor.
Bilim insanları bu döngüyü, savunma sisteminin biyolojik olarak formatlanması gibi görüyor.
Tedavi Süreçlerine Destek Olabilir mi?
Özellikle kemoterapi alan hastalarda, bu kontrollü açlık döngülerinin bağışıklık sistemindeki hasarı azaltabileceği gözlemlendi.
Ancak bu veriler tamamen tıbbi gözetim altında ve belirli laboratuvar şartlarında elde edildi. Yani bu durumu evde tek başına denemekten ziyade, bilimsel bir başarı olarak görmek gerekiyor.
Herkes için Uygun Değil
Vücudumuzun bu yenilenme gücü kulağa hoş gelse de 72 saat aç kalmak herkese göre bir iş değildi. Yani bu durum bir mucize diyeti gibi algılanmamalıdır.
Özellikle şeker hastaları, kronik rahatsızlığı olanlar, hamileler ve düzenli ilaç kullananlar için bu süreç ciddi riskler taşıyabilmektedir. Bu tarz radikal adımlar atmadan önce mutlaka bir uzmana danışmalısınız.




