Avrupa Birliği (AB) ile Suriye arasındaki diplomatik buzlar, on yılı aşkın süren bir aranın ardından erimeye başladı. Brüksel yönetimi, Şam ile olan bağlarını kökten değiştirecek ve bölgenin çehresini yeniden şekillendirecek kapsamlı bir ortaklık paketiyle sahaya dönüyor. Yeni dönemin ilk somut adımı olarak kabul edilen bu hamle, ekonomik pazarlara erişimden finansal destek paketlerine kadar pek çok kritik başlığı içeriyor. Avrupa’nın bu yeni yaklaşımı, bölgedeki devlet kurumlarının inşasından sivil toplumla olan temaslara kadar geniş bir yelpazeyi kapsarken, sürecin nasıl bir takvimle ilerleyeceği uluslararası kamuoyunun odak noktası haline geldi.
Brüksel ve Şam Arasında Yeni Siyasi Ortaklık Dönemi
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Şam’da gerçekleştirdiği görüşmede, ikili ilişkilerde tamamen yeni bir sayfa açma hedefini paylaştı.
Bu yılın ilk yarısı itibarıyla başlatılması planlanan Yüksek Düzeyli Diyalog süreci, yeni siyasi ortaklığın temel taşını oluşturacak.
Von der Leyen, barışçıl, kapsayıcı ve güvenli bir Suriye hedefinin destekçisi olduklarını belirterek, AB’nin Aralık 2024’ten bu yana sivil toplum ve yerel yetkililerle iş birliği yaparak sahada aktif olduğunu ifade etti.
Ekonomik İş Birliği ve Yatırım Bankasının Dönüşü
Yeni diplomatik stratejinin en dikkat çekici maddelerinden biri, Avrupa Yatırım Bankasının Suriye’deki faaliyetlerine yönelik alınan karar oldu.
Von der Leyen, bankayı ülkedeki operasyonlarına yeniden başlamaya davet ettiklerini duyurdu. Bunun yanı sıra, 2011 yılında askıya alınan ve o tarihe kadar ikili ilişkilerin yasal zeminini oluşturan AB-Suriye İşbirliği Anlaşması'nın yeniden hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Suriye’nin Avrupa ekonomik pazarına erişiminin tekrar sağlanması, ülkenin ekonomik restorasyon sürecinde kritik bir basamak olarak değerlendiriliyor.
Milyonlarca Avroluk Mali Destek ve Yeniden İnşa Planı
Avrupa Birliği, Suriye’nin devlet kurumlarını ayağa kaldırmak ve halka sunulan temel hizmetleri restore etmek amacıyla devasa bir bütçe ayırdı. Von der Leyen, 2026 ve 2027 yılları için yaklaşık 620 milyon avroluk bir mali destek taahhüdünde bulunduklarını açıkladı. Bu fon paketi hakkında şu ifadeleri kullandı:
"Bu paketin tamamı hükümetin halk için temel hizmetleri yeniden sağlamasına ve devlet kurumlarını yeniden inşa etmesine destek olma hedefini taşıyor."
Mültecilerin Dönüşü ve Bölgesel İş Birliği Adımları
Suriyelilerin vatanlarına güvenle dönmeleri ve hayatlarını yeniden kurmaları konusu, AB’nin gündemindeki bir diğer öncelikli maddeyi oluşturuyor.
Bu kapsamda Türkiye, Ürdün ve Lübnan gibi komşu ülkelerin yanı sıra Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile ortaklaşa yürütülen çalışmaların hızlandırılacağı vurgulandı.
Hatırlanacağı üzere AB, Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’ye yönelik yaptırımları 20 Mayıs 2025’te kaldırmıştı.
Von der Leyen ve Antonio Costa tarafından gerçekleştirilen bu ziyaret, krizin başlangıcından bu yana AB’den Suriye’ye yapılan en üst düzeyli diplomatik temas olarak kayıtlara geçti.




