Bazı ressamlar doğayı resmetmez, onu yeniden kurar. Albert Bierstadt da tam olarak bunu yapan isimlerden biri. Bugün doğum günü olan Bierstadt, Amerikan Batısı’nı ilk kez görenlerin hayranlık duymasını sağlayan büyük manzaralarıyla 19. yüzyıl sanatına damga vurdu.

Batıya Açılan Bir Ressam

Albert Bierstadt, 7 Ocak 1830’da Almanya’nın Solingen kentinde doğdu. Henüz bir yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındı. Çocukluk yıllarında resme duyduğu ilgi kısa sürede fark edildi.

1850’li yıllarda Almanya’ya dönen Bierstadt, Düsseldorf’ta resim eğitimi aldı. Amerika’ya döndüğünde ise kendini tamamen resme verdi.

Işıkla Kurulan Dil

Bierstadt, Hudson Nehri Okulu’nun ikinci dönem ressamları arasında yer aldı. Bu sanatçılar, doğayı ayrıntılı ve etkileyici biçimde resmetmeleriyle tanınıyordu. Bierstadt’ın tablolarında ışık çok belirgindi, sahneler adeta aydınlanmış gibi görünüyordu. Tablolarında ışık, sanki gökyüzünden yumuşakça süzülüp manzaranın üzerine seriliyordu. Dağlar, vadiler ve bulutlar, gün doğumunda aydınlanıyormuş hissi veriyordu.

Uzak Şehir’de Yeni Fragman Yayınlandı: Alya için Tehlike Çanları Çalıyor
Uzak Şehir’de Yeni Fragman Yayınlandı: Alya için Tehlike Çanları Çalıyor
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle resimleri, romantik bir anlatımla birlikte zaman zaman lüminizm olarak adlandırıldı.

Bierstadt’ın Tuvalindeki Renkler ve Desenler

Bierstadt’ın tablolarına baktığında seni önce ışık karşılar, altın sarısı ve beyaza çalan tonlar sanki güneş tuvalin içinden süzülüyormuş gibi yayılır.

Ardından derin mavilerle açılan gökyüzü, yeşilin sakin ama güçlü tonlarıyla uzayan vadiler gelir. Dağlar hep büyük, heybetli ve iddialıdır. İnsan figürleri ise çoğu zaman küçücük kalır, neredeyse manzaranın içinde kaybolur.

Nehirler, göller, uzun ağaçlar ve bazen bir bizon sürüsü… Hepsi tek bir şeyi anlatır, bu resimlerde asıl başrol doğanın kendisidir.

Büyük Ün, Büyük Eleştiriler

1860’lı yıllarda Bierstadt büyük bir şöhrete ulaştı. Kayalık Dağlar, Lander’s Peak adlı eseri yüksek bir bedelle satıldı ve bu başarı onun döneminin en tanınan ressamlarından biri olmasını sağladı. Ancak ışık kullanımının abartılı bulunduğu, romantik anlatımının gerçeklikten uzaklaştığı yönünde eleştiriler de aldı.

Hayatının ilerleyen yıllarında ünü azalan Bierstadt, 18 Şubat 1902’de New York’ta hayatını kaybetti.

Bugün Doğum Günü

Bugün, doğanın ihtişamını tuvale taşıyan Albert Bierstadt’ın doğum günü. Onun resimleri hala izleyeni duraksatıyor, çünkü her ayrıntıda büyük bir ustalık ve derin bir hayranlık hissi var.

Bierstadt, Kayalık Dağlar, Sierra Nevada Dağları Arasında ve Yosemite Vadisi gibi başyapıtlarıyla yalnızca manzaralar çizmedi, doğaya duyulan hayreti ve sessiz saygıyı resimle anlatan güçlü bir anlatıcıya dönüştü. Belki de bu yüzden Bierstadt, sadece bir manzara ressamı değil doğaya duyulan hayranlığın bir simgesi olarak anılıyor.

Muhabir: Tuğba Ergen