Ankara Kahveciler Odası Başkanı İsa Güven, Türkiye’de kahvehane kültürünün ciddi bir kan kaybı yaşadığını belirterek artan maliyetler, yüksek enflasyon, kira giderleri, toplumsal algı ve gençlerin tüketim alışkanlıklarındaki değişim nedeniyle kahvehanelerin her geçen gün müşteri kaybettiğini söyledi. Güven, kahvehanelerin mahallelerin sosyal yaşamında taşıdığı kültürel ve toplumsal öneme dikkat çekerek devlet ve belediyelerden destek talep etti.
Dernekler Kahvehaneleri Zorluyor
Ankara Kahveciler Odası Başkanı İsa Güven, kahvehane kültürünün en büyük darbeyi 2005 yılında Avrupa uyum yasaları çerçevesinde değişen kanundan aldığını belirterek “Ankara’da şu an 22 bin, Türkiye genelinde ise 122 bin dernek var ve bu derneklerin birçoğu adeta kahvehane gibi çalışıyor. Vatandaşlarımız kahvehaneler yerine bu derneklere gidiyor, müşteri kaybı yaşıyoruz. Bu durum hem kahvehane kültürüne hem de esnafımıza zarar veriyor. Oysa kahvehane kültürü bizim toplumumuzun temel taşlarından biridir, sosyalleşme, kaynaşma ve haberleşme açısından önemli bir yer tutar. Eğer bu kanunlar değişmezse kahve kültürü yok olmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Güven, kahvehanelerin toplumda yanlış bir algı ile “batakhane” gibi görüldüğünü belirterek bu algının değişmesi gerektiğini şu sözlerle söyledi:
“Bizim kahvehanelerimiz kumarhane değil. Kumar oynatılmıyor. Kumarı aslında hükümet oynatıyor; iddia bayileri, at yarışları, gece yarışları adı altında sürekli kumar oynanıyor. Ancak kahvehaneler, mahallelerin kültür ve edebiyat yuvasıdır. Tayyip Tuna’nın dediği gibi, ‘Kahve kültürü almayanın üniversitesi yarımdır.’ Biz bu kültürün yaşamasını istiyoruz.”
Artan Maliyetler Esnafı Zorluyor
Türkiye’de artan enflasyon, gıda fiyatlarındaki artış ve alım gücünün düşmesi kahvehaneleri derinden etkiliyor. Güven, kaliteli bir çayın kilosunun 250 TL, şekerin kilosunun 50-55 TL, kahvenin kilosunun ise 450-500 TL seviyesine yükseldiğini belirterek, “Bu artışlar nedeniyle eskiden 300 çay satan bir esnaf şimdi 100 çay satabiliyor. Çünkü vatandaşın alım gücü yok. Kahvehaneye gelenlerin yüzde 50’si emekli ve aldığı maaşla geçinemiyor.” dedi.
Güven, emekli maaşlarının yetersizliğinin kahvehane alışkanlıklarını da etkilediğini belirterek, “Bugün bir emekliye 17 bin TL maaş veriliyor, kira ise 15-17 bin TL arasında. Vatandaş nasıl gelip çay içsin, oyun oynasın, sosyalleşsin? Bu yüzden kahvehanelerimiz hem kültürel hem ekonomik olarak kan kaybediyor.” diye konuştu.
Kira, Elektrik ve Su Giderleri Karşılanamıyor
Güven, yüksek kira, elektrik, su ve doğalgaz giderlerinin kahvehane esnafını iflasa sürüklediğini anlatarak, “Elektrik, su ve doğalgaz faturaları her ay esnafımızı zorluyor. Örneğin kendi işlettiğim çay ocağında ayda ortalama 4 bin TL elektrik, 1.000 TL su faturası ödüyorum. Gelir gideri karşılamıyor, her ay esnaf borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyor. Kooperatiflerden alınan kredilerin faizleri yüzde 25-29’a kadar çıkıyor, bu da ayrı bir yük oluşturuyor. Geçtiğimiz günlerde özel bir banka ile yüzde 4 faizli kredi anlaşması yaptık ve bu, esnaf için can suyu oldu. Esnafımız mağdur, çeki senedi dönmesin diye düşük faizli kredi arayışında, ayakta kalmaya çalışıyor. Küçük esnaf, orta direk yok oldu, zengin daha zengin, fakir daha fakir hale geldi.” dedi.
“Kahvehaneler Mahallelerin Sosyal Alanıdır”
Kahvehanelerin sosyal yaşamda önemli bir rol üstlendiğini belirten Güven, “Kahvehaneler bir mahallenin karakoludur, haber alma yeridir, sosyalleşme alanıdır. Eskiden kahvehanelerde Hacivat-Karagöz oyunları oynanır, şiirler okunur, mahalle halkı burada sosyalleşirdi. Medyanın olmadığı dönemde kahvehaneler bilgi paylaşım merkezleriydi.” ifadelerini kullandı.
Kahvehanelerin sosyalleşme alanı olma özelliğini yitirmemesi gerektiğini vurgulayan Güven, “Kahvehane kültürü yalnızca oyun oynamak için değildir, toplumsal dayanışmanın yaşadığı alanlardır. Bu kültürün yaşaması için devletin desteği şart.” dedi.
Gençler Kahvehanelere Gelmiyor
Güven, gençlerin kahvehanelere olan ilgisinin azaldığını belirterek, “Maddi imkânı olan gençler lüks kafelere gidiyor, gariban gençler ise kahvehaneleri tercih ediyor. Oysa lüks kafelerde bir bardak çaya 70-80 TL veriliyor, bizim kahvehanelerimizde ise çayı 15-20 TL’ye içebiliyorlar. Hijyen, ilgi, temiz hizmet sağlarsak gençleri tekrar kahvehanelere çekebiliriz.” dedi.
“Sadece Tavla ve Okey ile Ayakta Kalamayız”
Kahvehanelerde oynanan tavla ve okey gibi oyunların kahvehaneleri ayakta tutmaya yetmediğini belirten Güven, mutfağın genişletilerek gelir çeşitliliğinin artırılması gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:
“Kahvehanelerimizde hamburger, köfte, menemen, poğaça, simit gibi ürünler satmak istiyoruz. Nasıl marketler her şeyi satabiliyorsa, biz de mutfağımızı genişleterek ayakta kalabiliriz. Oyun oynamak yetmez, vatandaş burada kahvaltısını yapabilmeli, yemeğini yiyebilmeli.”
Katı Atık Su Bedeli ve Vergiler Esnafı Zorluyor
Belediyelerin kahvehanelerden aldığı katı atık su bedelinin esnafı zorladığını belirten Güven, “Geçen yıl 45 bin TL ödeyen kahvehaneler bu yıl 90 bin TL ödemek zorunda kalıyor. Bu yük esnafın belini büküyor. Ayrıca bilardodan alınan eğlence vergisi gibi uygulamalar da kaldırılmalı. Sporun vergisi olmaz, bu uygulama yanlış. Belediye ve ilgili bakanlıklarla ortak çözüm için hazırız.” dedi.
Kahvehanelere Can Suyu Çağrısı
Kahvehane esnafının ayakta kalabilmesi için devlet desteğinin şart olduğunu vurgulayan Güven, “Kahvehane esnafına düşük faizli, uzun vadeli kredi imkânı sağlanmalı, hibe krediler verilmeli, kahvehaneler yenilenmeli, modernleşmeli, dekorasyonları iyileştirilmeli. Böylece vatandaşlarımız daha sağlıklı ortamlarda çayını, kahvesini içebilir.” ifadelerini kullandı.
Çay fiyatlarının denetimi ve kalitenin korunması gerektiğini vurgulayan Güven, “Kalitesiz çayların satılması hem sağlığa hem sektöre zarar veriyor. Belediyeler ve devlet, çay denetimlerini artırmalı, hijyen şartlarına uygun kaliteli çayların tüketilmesini sağlamalı.” dedi.
Kadınlar için Kütüphane Projesi
Kadınların kahvehanelere güvenle gelebilmesi için projeler geliştirdiklerini ifade eden Güven, daha önce Ankara’da başlatılan kahvehane kütüphane projesini yeniden canlandırmak istediklerini belirterek şunları söyledi:
“Kahvehaneler kıraathane kültürüne dönmeli. Kahvehanelerde kitap okuma saatleri, eğitim faaliyetleri yapılabilir. Kadınlar güvenle kahvehanelere gelebilir, kitap okuyabilir, sosyalleşebilir. Bu kültürü yeniden canlandırmak için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, belediyeler ve kaymakamlıklarla iş birliği yapmaya hazırız.”
“Kahvehane Kültürü Bizim Mirasımızdır”
Son olarak bir çağrıda bulunan Güven, “Kahvehane kültürü bizim kültürel mirasımızdır. Devletimizin, belediyelerimizin ve halkımızın desteğiyle bu kültürü yaşatmak istiyoruz. Kahvehaneler mahallelerin sosyal, kültürel ve ekonomik merkezleridir. Kahvehaneleri yaşatalım, bu kültürü kaybetmeyelim.” dedi.
Güven, kahvehane kültürünün sadece bir çay içme yeri değil, mahallenin hafızası, kültür ve siyaset sohbetlerinin yuvası olduğunu vurgularken, bu kültürün yaşatılması gerektiğine dair duygularını bir şiirle de ifade etti.
Kahvehanelerin Türkiye’nin dört bir yanında aynı anlamı taşıdığını belirten Güven, yazdığı şiirde kahvehanelerin toplumun gündemini belirleyen, insanların bir araya gelerek sohbet ettiği, hükümetlerin tartışıldığı ve hayatın içinden konuların konuşulduğu alanlar olduğuna dikkat çekti.
Güven’in kahvehane kültürünü yaşatma isteğini anlattığı şiiri ise şöyle:
Kahvehaneler siyasetin beşiğidir
Orada her sabah sohbetle başlar muhabbet
Yıkılır iktidarlar, kurulur hükümetler, yargılanır yöneticiler
Hem de yudum yudum içilir çaylar, kahveler
Türkiye’mizin dört bir köşesinde böyledir bizim kahvehaneler
Ankara'dan son dakika haberleri için bizi takip edin!