Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Görsel Sanatlar Eğitimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Çelebi'nin öncülüğünde atık nesneleri sanata dönüştüren proje, Türkiye'de bir ilke imza atarak Sanatın Oyuncakları müzesine dönüşmeye hazırlanıyor.
Evdeki Atık Kutulardan Akademik Bir Başarı Hikayesine
Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Görsel Sanatlar Eğitimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Çelebi tarafından temelleri atılan bu çalışma, aslında bir annenin çocukları için duyduğu arayışla başladı. Yaklaşık 15 yıl önce çocuklarına nitelikli ve sanatsal oyuncaklar bulamayan Çelebi, çözümü evdeki atık malzemelerde buldu.

İlk etapta oyuncak bebeklerin yüzlerini asetonla silerek üzerlerine Frida Kahlo, Salvador Dali ve Charlie Chaplin gibi ikonik figürleri resmeden Çelebi, bu bireysel çabasını zamanla üniversite çatısı altında bilimsel bir projeye dönüştürdü. Sosyal medyada paylaşılan bu yaratıcı dönüşüm, ünlü yazar Sunay Akın’ın da dikkatini çekerek projenin vizyonunu genişletti.
Artık Sanat Felsefesi Bir Harf İle Değişen Kader
Projenin ismi olan Artık Sanat, hem geri dönüşüme hem de sanatsal bir sonuca işaret eden zekice bir kelime oyununa dayanıyor. Dr. Tuğba Çelebi, bu süreci şu sözlerle açıklıyor:
"Önceden atıktı, şimdi 'artık sanat' oldu. Bir 'r' dokunuşu yaparak onu sanat haline getiriyoruz."
Üniversitede yürütülen çocuk ve sanat eğitimi dersleri kapsamında akademik bir zemine oturtulan projede, çocukların sanatı sadece teorik olarak değil, dokunarak ve oynayarak öğrenmesi hedefleniyor. Yapılan gözlemler, sanat eserlerini oyuncaklar aracılığıyla deneyimleyen çocukların, sadece kağıt üzerinden eğitim alan akranlarına göre çok daha kalıcı ve derin bir sanatsal bağ kurduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye'nin İlk Sanatın Oyuncakları Müzesi Yolda
Projenin ulaştığı nokta, sadece bir sergi veya ders uygulaması olmanın çok ötesine geçti. Sunay Akın ile yapılan görüşmeler neticesinde, bu sanatsal oyuncakların kalıcı bir yuvaya kavuşması için kollar sıvandı. Türkiye'ye ve dünyaya kapılarını açacak olan Sanatın Oyuncakları müzesi için hazırlıklar sürdürülüyor. Çelebi, müze projesiyle ilgili hedeflerini şöyle ifade ediyor:
"Sadece derslerine girdiğimiz çocuklarla değil, 'Sanatın Oyuncakları' müzesi kurup Türkiye'de, dünyadan gelen herkesi kucaklayan, sanat eserlerine dokunmalarını sağlayabileceğimiz bir müze projesine dönüştü. Yakın zamanda da inşallah bunun için harekete geçeceğiz."

İkonik Tabloların Üç Boyutlu Dönüşüm Yolculuğu
ArtAnkara 12. Çağdaş Sanat Fuarı’nda sergilenen ve büyük ilgi gören projede, dünya sanat tarihine yön veren pek çok eser yeniden yorumlandı. Bu çalışmaların odağında Leonardo da Vinci’nin ölümsüz eseri Mona Lisa, Gustav Klimt’in ışıltılı Öpücük tablosu ve Salvador Dali’nin sürreal dünyası yer alıyor. Özellikle Henri Matisse’in iki boyutlu soyut resimlerini üç boyutlu bir oyuncak formuna sokmanın teknik olarak büyük bir meydan okuma olduğu belirtiliyor. Ayrıca Marat'ın Ölümü ve Jan van Eyck'ın Arnolfini Portrait gibi derin anlamlar taşıyan eserler de atık malzemelerin ruhuyla yeniden hayat buluyor.

Sürdürülebilirlik ve Sanatçı Dokunuşunun Gücü
Projenin en kritik noktalarından biri, kullanılan malzemelerin istisnasız olarak "atık" statüsündeki nesnelerden seçilmesi. Çöp olarak görülen parçaların bir sanatçı dokunuşuyla nasıl paha biçilemez birer eğitim materyaline dönüştüğünü gösteren Dr. Tuğba Çelebi ve öğrencileri, sürdürülebilirliği projenin kalbine yerleştiriyor.
Gelecek nesillere hem çevre bilinci aşılamayı hem de sanatı ulaşılabilir kılmayı amaçlayan ekip, fuardaki iki günlük gözlemlerin sonucunda doğru yolda olduklarını belirtiyor.
Ankara'dan son dakika haberleri için bizi takip edin!




