Başkent Ankara'da her gün binlerce yolcunun kullandığı Başkentray hattının en stratejik duraklarından biri olan Behiçbey İstasyonu, adını Türk tarihinin en sıra dışı kahramanlarından birinden alıyor. Sadece bir ulaşım noktası olmanın ötesinde, Milli Mücadele’nin kaderini değiştiren lojistik dehanın anısını yaşatan bu isim, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin de en önemli mimarları arasında bulunuyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün en yakın mesai arkadaşlarından biri olan bu şahsiyetin hayatı, askeri başarılardan diplomatik zaferlere, demiryolu devriminden istihbarat teşkilatının kuruluşuna kadar uzanan devasa bir hizmet serüvenini barındırıyor.
Çanakkale’den İstiklal Harbi’ne Bir Lojistik Deha
5 Nisan 1876'da İstanbul'da doğan Mehmet Behiç Erkin, Türk askeri tarihine damga vuran en önemli stratejistlerden biri olarak kabul edilir.
Çanakkale Savaşı'nın Savunma Seferberlik Planı'nı hazırlayan ve cephe gerisindeki sevkiyatları kusursuz şekilde yöneten Erkin, bu başarısından dolayı hem Osmanlı İmparatorluğu hem de Almanya tarafından ikişer madalya ile kahraman ilan edilmiştir.
Özellikle Alman Devleti'nin en yüksek onur nişanı olan 1. Dereceden Demir Haç Madalyası’na, Mustafa Kemal Paşa ile birlikte layık görülen tek Türk komutan olma unvanını taşımaktadır.
Atatürk’ün Sevkiyatları Emanet Ettiği Güvenilir Dost
Behiç Erkin ile Mustafa Kemal arasındaki dostluk 1907 yılında başlamış ve ömür boyu sarsılmadan devam etmiştir. Kurtuluş Savaşı döneminde Atatürk, orduya yapılacak her türlü ikmalin ne kadar kritik olduğunu şu tarihi sözle vurgulamıştır:
"Siz sevkiyatlarda başarılı olun ki, ben cephelerde başarılı olayım."
Bu güvenin bir sonucu olarak tüm İstiklal Harbi cephe sevkiyatları Behiç Bey'e emanet edilmiş, o da bu görevi büyük bir titizlikle yerine getirerek TBMM Özel Takdirnamesi ve İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştır.

Türk Demiryollarının Babası ve Kurumsal Kimliği
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Behiç Erkin, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) kurucusu ve ilk genel müdürü olmuştur.
1920-1926 yılları arasında yürüttüğü bu görev nedeniyle tarihe "Demiryollarının Babası" olarak geçmiştir. Demiryolları üzerine eser yazan ilk Müslüman Türk olan Erkin, bu alandaki tecrübesini askeri ve sivil yaşamın her alanına aktarmıştır.
Bununla birlikte Nâfıa Vekilliği (Bayındırlık Bakanlığı) döneminde, bugün Milli İstihbarat Teşkilatı olarak bilinen yapının fikir babalığını ve kuruculuğunu üstlenmiştir.
Nazi Soykırımından Kurtarılan Hayatlar Ve Diplomasi
Behiç Erkin’in kahramanlığı sadece savaş meydanlarıyla sınırlı kalmamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Paris Büyükelçisi olarak görev yaparken, Nazi işgali altındaki Fransa’da binlerce Yahudi’yi soykırımdan kurtarmak için diplomatik nüfuzunu kullanmıştır.
Türk pasaportu vererek trenlerle Türkiye’ye gönderdiği bu insanların hayatını kurtarması, onun evrensel insani değerlere olan bağlılığının en somut göstergesi olarak kabul edilir.
Son Arzu: Eskişehir’deki Üçgende Bir Vasiyet
Behiç Erkin, 11 Kasım 1961'de İstanbul'da vefat ettiğinde geride devasa bir miras bırakmıştır. Vasiyeti üzerine mezarı, hayatını adadığı demiryollarının kalbinde yer alan ve İzmir-İstanbul-Ankara hatlarının birleştiği Eskişehir Enveriye istasyonundaki "üçgen" bölgeye defnedilmiştir.
Soyadı bizzat Atatürk tarafından belirlenen bu ulu çınarın adı, bugün Ankara'daki Başkentray hattının 8. durağı olan Behiçbey İstasyonu'nda yaşamaya devam etmektedir.
Ankara'dan son dakika haberleri için bizi takip edin!





