Ankara’nın kadim tarihini kaynaklık eden en önemli yapılardan biri olan Kalecik Köprüsü, Kızılırmak üzerinde bulunan heybetli yapısıyla yüzyıllardır ayakta kalmaya devam ediyor. Kesin yapım tarihini bildiren bir kitabesi olmasa da mimari tekniği, bu taş yapının Selçuklu döneminde inşa edildiğini ortaya çıkarıyor. Ankara'nın zengin geçmişinin önemli bir tanığı olan köprü, ulaşım yolu olmanın yanı sıra, bölgenin kültürel ve askeri tarihinin de bir parçası olarak bilinmektedir.
Develioğlu ve Kızılırmak Köprüsü Olarak da Biliniyor
Kalecik ilçe merkezine 10 kilometre uzaklıkta bulunan yapı, halk tarafından üç farklı isimle bilinmektedir. Üzerinden geçtiği nehir sebebiyle Kızılırmak Köprüsü olarak tanınan yapı, 19. yüzyılın son çeyreğinde büyük bir restorasyon süreci geçirmiştir. Köprü, bu onarımı yapan Develioğlu sülalesinden Hacı İbrahim Ağa’nın adıyla, bölgede Develioğlu Köprüsü olarak da adlandırılmaktadır. Dönemin ünlü Ermeni taş ustası Tirkuşlu tarafından detaylı bir biçimde onarılan köprünün sol korkuluk yüzünde, ustanın imzası niteliğindeki çekiç kabartması günümüzde hala fark edilebilmektedir.

136 Metrelik Taş İşçiliği
Yapımında kesme taşlar kullanılan Kalecik Köprüsü, 136 metre uzunluğuyla döneminin önemli mühendislik yapılarından biri olarak dikkat çekmektedir. Yedi kemerden meydana gelen köprü, çevrelerden merkeze doğru gidildikçe genişleyen kemer açıklıklarıyla öne çıkmaktadır. En geniş kemer açıklığı 14 metreye çıkan bu yapı, estetik ve dayanıklılık yönünden Selçuklu taş işçiliğinin en iyi örneklerini sunmaktadır. Köprü, 1967 ve 1987 yıllarında gerçekleştirilen restorasyonlarla aslına uygun biçimde muhafaza edilerek günümüze ulaşmayı başarmıştır.
Ankara Savaşı’nın Stratejik Noktası
Kalecik Köprüsü, ticaretin yanı sıra askeri açıdan da büyük bir öneme sahipti. Söylentilere göre Yıldırım Beyazıt, 1402 Ankara Savaşı öncesinde Çubuk Ovası’na ulaşmak için bu köprüyü kullanmıştır. Savaşın sonrasında geri çekilme esnasında, Timur ordusunun ilerleyişini aksatmak adına köprünün bir bölümünün bizzat Yıldırım Beyazıt tarafından yıktırıldığı belirtilmektedir. Bu kritik adım, köprünün tarih boyunca önemli bir geçiş noktası olduğunu kanıtlamaktadır.



