Ankara’nın eğitim tarihindeki en köklü kurumlarından biri olan ve halk arasında "Taş Mektep" olarak adlandırılan Ankara Atatürk Lisesi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihi mirasını sürdürmektedir. İnşası dönemin valisi Sırrı Bey tarafından atılan ve yapım aşaması zorlu koşullar altında tamamlanan okul, kentin modern eğitim serüveninin ilk basamağını oluşturmaktadır.
Taş Mektep binasının inşası esnasında Ankara’da taş yapı uzmanı olmaması üzerine sorun, Karadeniz’den getirilen ustalarla çözüme kavuşmuştur. Trabzon İdadisi’ni inşa eden kalfaların Ankara’ya getirilmesiyle yaptırılan iki katlı yontma taş bina, 1886 yılında hizmet vermeye başladı. Başlangıçta "İdadi" statüsünde hizmet veren kurum, 1908 yılında "Sultani" unvanını alarak nitelikli eğitim alanındaki yerini korumayı başardı.
Milli Mücadele Döneminde Stratejik Rol Üstlendi
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 30 Aralık 1919 tarihindeki ilk ziyaretiyle başlayan süreçte okul, Kurtuluş Savaşı yıllarında kritik görevler üstlendi. 1921 yılında geçici olarak Kayseri’ye verilen kurumun üst katı, cephedeki yaralılar için hastane olarak kullanıma sunuldu. Binanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne tahsisi konuşulsa da yapının korunması adına bu karardan vazgeçildi.
Atatürk’ün İzniyle Değişen Kurumsal Kimlik
Cumhuriyet döneminde Maarif Vekaleti’nin kararıyla farklı alanlarda da kullanılan yapı, 1924 yılında Ankara Erkek Lisesi ismini aldı. Kurumun şu anki ismi olan "Ankara Atatürk Lisesi" ise 1938 yılında bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün izniyle kabul edildi. 1940 yılında günümüzdeki modern binasına taşınan okul, Türkiye’nin en başarılı eğitim kurumları arasındaki yerini sürdürüyor.





