Bu durumu anlamak için yapılan araştırmalar, kendilerini kesmelerine rağmen bayılmayan ancak başkalarının kanını gördüklerinde bayılan kişilerin varlığıyla ilgili ilginç gerçekleri ortaya koymaktadır.

Kan gördüğümüzde veya kan basıncında ani düşüş yaşadığımızda bayılma tepkisi, evrimsel bir koruyucu tepki olabilir. Çünkü yatay pozisyona geçiş, kalbin beyne giden kanı geri getirmesine yardımcı olur ve bu da kanamayı azaltabilir.

Kovid Aşısı Kalp Sağlığına İyi mi Geliyor? Kovid Aşısı Kalp Sağlığına İyi mi Geliyor?

Kan Görünce Bayılmanın Temel Sebepleri

Bayılma nöbetlerinin temelinde, kan basıncının hızla yükselip sonra düşmesine neden olduğuna inanılan bir tür kaygı yatar. Kan basıncının ani düşmesi, kanın beyinden uzaklaşmasına ve kişinin bilinçsiz hale gelmesine yol açar.

Bu durum, sempatik sinir sisteminin "savaş ya da kaç" tepkisinin bir parçası olarak gerçek veya algılanan tehlike durumlarında tamamen normal olan kan basıncının yükselmesiyle ilişkilidir. Ancak, kan basıncındaki ani yükselmeler tersine döndüğünde, bilinç sorunları ortaya çıkar. Bu fenomenin kökü, beynin soliter traktusun çekirdeği (NST) olarak adlandırılan bölgesini vücudun nefes alma, yutma ve kalp fonksiyonu gibi istemsiz hareketlerle ilişkilendiren vagus siniridir.

NST, savaş ya da kaç tepkileri sonrasında ortaya çıkan yoğun sakinleştirici tepkilerle ilişkilendirilmiştir. NST, kişinin vücudunu eyleme hazırlayan sempatik tepkiden ve ardından gelen türbülansı gideren parasempatik tepkiden geçiş yapar. Bu geçiş sırasında, vagus siniri iletişimi karıştırır ve kan basıncını düşürürken kalp atış hızını artırır. Sonuç olarak, kan beyinden dışarı pompalanır ve kişi bilinç kaybına neden olur.

Diğer bir olasılık ise, NST'nin sempatik ve parasempatik tepkiler arasında çok hızlı geçiş yapmasıdır. Bu durumda, vücut bayılarak geçici olarak kapanır. Araştırmacılar ayrıca NST'nin tiksinti tepkisinden de sorumlu olması nedeniyle korku ve tiksinti karışımının bayılmaya neden olduğuna inanmaktadır.

Bu fenomenin evrimsel bir perspektiften bakıldığında, atalarımızın kendi kanlarını gördüklerinde defalarca bilinçsizce yere düştükleri, ancak yine de yırtıcı hayvanlardan kaçmayı başardıkları düşünülebilir. Bu tür bayılmalar, hayatta kalma aracı olarak işlev görebilir. Örneğin, bir ayının saldırısına uğradığınızı ve kanınızı görünce bayıldığınızı varsayalım. Bu durum, ayının ilgisini kaybetmesine ve sizi yaralı ama hala hayatta bırakmasına yardımcı olabilir.

Kaynak: Sibel Bay