Bireysel emeklilik sisteminde (BES) devlet katkısını ilgilendiren önemli bir değişiklik hayata geçirildi. Yapılan düzenleme, BES’e düzenli ödeme yapan milyonlarca katılımcının birikimlerini doğrudan etkileyecek.

Devlet Katkısı Yüzde 10 Düşürüldü

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi'nde Türk lirası cinsinden yapılan katkı payı ödemeleri için devlet katkısı oranı düşürüldü.

Daha önce yüzde 30 olarak uygulanan oran, yüzde 20 olarak belirlendi.

İşveren Katkıları Düzenleme Dışında

Yapılan düzenleme yalnızca katılımcıların kendi adlarına yaptıkları bireysel emeklilik ödemelerini kapsıyor.

İşverenler tarafından ödenen katkı payları bu değişikliğin dışında tutulurken, Türk lirası cinsinden yapılan bireysel ödemelerde devlet katkısı oranı yüzde 20 olarak uygulanacak.

Cayma Hakkını Kullanmayanlara İlave Katkı

Kararla birlikte cayma hakkını kullanmayan katılımcılar için sağlanan ilave devlet katkısı tutarı da netleşti.

Yatırımcılar Aralıkta Hangi Finansal Aracı Tercih Etti?
Yatırımcılar Aralıkta Hangi Finansal Aracı Tercih Etti?
İçeriği Görüntüle

Gerekli şartların sağlanması halinde, sisteme girişte bir defaya mahsus verilen ilave devlet katkısı 500 lira olarak belirlendi.

Karara göre bireysel emeklilik sistemine ilişkin devlet katkısında yapılan değişiklikler, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak.

Değişim BES Katılımcılarını Nasıl Etkileyecek?

BES’te devlet katkısı oranının yüzde 30 seviyesinden yüzde 20’ye çekilmesi, tasarruf sahipleri arasında ilk bakışta bir kayıp olarak yorumlanabilir.

Ancak uzmanlar, bu oran düşüşü nedeniyle sistemden ayrılma kararı almanın uzun vadede daha büyük zararlara yol açabileceği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Çünkü sistemden emeklilik haklarını elde etmeden, yani gerekli şartları sağlamadan erken ayrılan katılımcılar, birikmiş devlet katkısı paylarından mahrum kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Erken Ayrılmanın Maliyetlerine Dikkat

Sistemden çıkış kararı vermeden önce sadece katkı payı oranına değil, diğer finansal yükümlülüklere de bakmak gerekiyor.

Emeklilik süresinden önce sistemden ayrılanları bekleyen en büyük dezavantajlardan biri de yüksek stopaj oranları olarak dikkat çekiyor.

Erken çıkışlarda ödenmesi gereken stopaj miktarı ciddi oranlara ulaşırken, bu durum ana paradan ve getiriden önemli bir kesinti yapılması anlamına geliyor.

Bu nedenle uzmanlar, kısa vadeli oran değişimlerine odaklanmak yerine, devlet katkısını hak etmek ve vergi avantajlarını korumak adına sistemde kalmanın çok daha rasyonel bir tercih olacağını vurguluyor.

Kaynak: AA