Petrol fiyatlarının hızla yükselmesi üzerine birçok ülke üniversiteleri kapatmaktan vergi indirimlerine kadar geniş bir yelpazede kriz önlemlerini devreye alıyor.

Hürmüz Boğazı ve Petrol Fiyatlarında Büyük Sıçrama

Dünya petrol trafiğinin yaklaşık yüzde 20 gibi kritik bir oranının geçtiği Hürmüz Boğazı, bölgedeki saldırıların ardından ciddi bir arz kesintisi ile karşı karşıya kaldı. Bu durum Brent petrolün varil fiyatının savaş öncesine oranla yüzde 50 civarında artış göstermesine neden oldu.

Doğal gaz fiyatlarının da benzer bir ivmeyle yükselmesi, hükümetleri talebi düşürmeye yönelik acil eylem planlarını uygulamaya sevk ediyor. Pek çok başkentte yüksek fiyatlar ve tedarik kıtlığına karşı savunma hatları oluşturuluyor.

Asya Coğrafyasında Radikal Kararlar

Orta Doğu’dan gelen enerji kaynaklarına yüksek oranda bağımlı olan Asya ülkeleri, doğrudan tüketimi hedef alan sert politikalar izliyor. Bangladeş’te kamu binalarındaki klimaların 25 derecenin altına indirilmesi yasaklanırken, üniversiteler geçici süreyle kapatılıyor ve toplu taşıma kullanımı teşvik ediliyor. Endonezya ve Laos gibi ülkelerde kamu çalışanları için uzaktan çalışma modelleri ve vardiyalı sistemler devreye giriyor. Özellikle Filipinler’de ulusal acil durum ilan edilerek haftalık çalışma süresinin 4 güne düşürülmesi, krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.

Hindistan ve Güney Kore’nin Enerji Stratejileri

Hindistan sanayi tesislerinde doğal gaz kullanımını kısıtlama yoluna giderken, ticari LPG satışlarına da sınırlama getiriyor. Petrol ihtiyacının yarısından fazlasını Orta Doğu’dan karşılayan ülkede, boru hattı ile gaz iletimi yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Güney Kore ise enerji yoğun sektörlerde büyük tasarruf kampanyaları başlatıyor. Güney Kore, petrol fiyatlarının belli bir bandı aşması durumunda özel araç kullanımına kısıtlama getirmeyi planlıyor.

Türkiye Yenilenebilir Enerjide Yüzde 62 Barajını Aştı
Türkiye Yenilenebilir Enerjide Yüzde 62 Barajını Aştı
İçeriği Görüntüle

Sri Lanka'da ise QR kodlu yakıt dağıtım sistemi ile araç başına kota uygulaması gibi teknolojik denetimler yapılıyor.

Avrupa Ülkelerinin Ekonomik Müdahale Araçları

Asya'nın aksine Avrupa kıtasında enerji kriziyle mücadele daha çok vergi indirimleri ve fiyat kontrolleri üzerinden yürütülüyor. Almanya akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışlarını günde tek seferle sınırlandırırken, Fransa stratejik sektörlere mali destek paketleri sunuyor. İspanya ve İtalya gibi ülkelerde akaryakıt üzerindeki tüketim vergileri ve KDV oranları geçici olarak aşağı çekiliyor. Polonya, Hırvatistan ve Sırbistan gibi ülkelerde ise benzin ve dizel fiyatlarına tavan fiyat uygulaması getirilerek piyasa fiyatları baskılanıyor.

Avrupa Birliği’nden Vatandaşlara Tasarruf Çağrısı

Avrupa Birliği Komisyonu, üye ülkelerdeki vatandaşlardan daha az araç kullanmalarını, uçuş seferlerini azaltmalarını ve mümkün olduğunca evden çalışmalarını istiyor. Çatışmaların başlangıcından bu yana birliğin fosil yakıt ithalat faturasına 14 milyar avro ek yük bindiği belirtiliyor.

Türkiye ise bu süreçte akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmanın tüketiciye doğrudan yansımasını önlemek adına eşel mobil mekanizmasını aktif hale getirerek korumacı bir yaklaşım sergiliyor.

Afrika ve Latin Amerika’da Yakıt Yönetimi

Afrika kıtasında Mısır, kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma sistemine geçerken dükkanların kapanış saatlerini erkene çekiyor. Nijerya’da sanayi kuruluşlarının enerji verimliliğine odaklanması zorunlu tutuluyor. Latin Amerika bölgesinde ise Brezilya dizele yönelik vergileri düşürürken, Şili kerosen fiyatlarını donduruyor. Meksika ve Barbados gibi ülkelerde de sübvansiyonlar artırılarak elektrik ve akaryakıt fiyatlarının sabitlenmesi hedefleniyor. Avustralya ise akaryakıt istasyonlarının kar marjlarını denetleyerek vergileri yarı yarıya azaltıyor.

Küresel ölçekte eş zamanlı olarak yürütülen bu tasarruf ve koruma hamleleri, enerji arz güvenliğinin dünya ekonomileri için ne kadar hayati bir noktaya geldiğini teyit ediyor.

Kaynak: AA