Güçlü kadın karakterleri merkeze alan filmleriyle tanınan ABD’li yönetmen Karyn Kusama, uzun süren sinema sessizliğini bozuyor. 8 yılı aşkın bir aranın ardından “Stan” ile Haziran ayında yeniden kamera arkasına geçmeye hazırlanan Kusama, iddialı bir dönüşe hazırlanıyor.
Onun yokluğunda kadın hikayeleri sinemada Greta Gerwig ve Sofia Coppola gibi isimlerin sesiyle yankılanmıştı.
Şimdi ise bu alan, karanlık/gerilim anlatıları ve karakter odaklı sinemasıyla tanınan Kusama’nın geri dönüşüyle yeniden şekilleniyor.
Aslında 2018 yapımı Destroyer (Yok Edici) sonrasında uzun metrajdan uzak kalan Kusama, bu süreçte tamamen ortadan kaybolmamıştı.
Televizyon projeleriyle üretmeye devam etti; ancak sinema salonlarına geri dönüşü, özellikle onu yakından takip edenler için eksik kalan bir parçaydı.
Uzun Bir Bekleyişin Ardından Gelen Finansman
Kusama’nın sinemaya dönüşü daha erken olabilirdi.
2020’de modern bir “Dracula” uyarlaması için adı geçmiş, proje neredeyse hayata geçecekken rafa kaldırılmıştı. O günlerde gerçekleşmeyen bu geri dönüş, şimdi bağımsız bir gerilim filmiyle mümkün oluyor.
“Stan” için finansmanın sağlanmış olması, Kusama’nın sinemaya dönüşünü resmileştiren en önemli adım.
Bağımsız yapım kimliği ise, yönetmenin bugüne kadar alışık olduğumuz kontrolcü ve kişisel anlatım tarzını koruyacağının güçlü bir işareti.
Başrollerde Dikkat Çeken İki İsim
Filmin başrollerini Daisy Edgar-Jones ve Drew Starkey paylaşıyor.
“Dünyalar Savaşı” dizisiyle tanınan Edgar-Jones, son dönemde farklı türlerdeki performanslarıyla dikkat çeken genç kadın oyuncular arasında öne çıkıyor. Özellikle 2024 yapımı “Kasırgalar” ile sinemadaki yerini daha da sağlamlaştırmıştı.
Drew Starkey içinse “Stan”, kariyerinde yeni bir dönemeç olarak okunabilir.
Bu iki ismin, Kusama’nın karanlık ve gerilimli evreninde nasıl bir denge kuracağı da ayrı bir merak konusu.
Filmin çekimlerine Haziran 2026’da başlanması planlanıyor. Hikayeye dair detaylar her zaman olduğu gibi bilinçli olarak gizli tutuluyor.
Ancak filmin, ünlü bir şarkıcı ve şarkılarında gizli mesajlar olduğuna inanan bir hayran etrafında şekilleneceği bilgisi, psikolojik gerilim dozunun yüksek olacağına işaret ediyor.
Kusama Sinemasının Tanıdık İzleri
Karyn Kusama, Girlfight (Kız Dövüşü), Jennifer’s Body (Kana Susadım), The Invitation (Davet) ve Destroyer (Yok Edici) gibi filmlerle, ana akımın kenarında dolaşan ama karakter derinliğinden ödün vermeyen bir filmografiye sahip.
Onun filmlerinde gerilim, çoğu zaman kadın karakterlerin iç dünyasında başlıyor.
“Stan” de bu açıdan bakıldığında, sadece olay örgüsüne yaslanan bir film olmaktan ziyade, takıntı, algı ve inanç kavramlarını kurcalayan bir anlatı sunacak gibi duruyor.
Ünlü bir figürle hayranı arasındaki ilişki, Kusama’nın sevdiği gri alanlar için fazlasıyla verimli bir zemin oluşturacaktır.
Sonuç Olarak
“Stan”, yalnızca Karyn Kusama’nın 8 yıl sonra çektiği ilk film değil; aynı zamanda sabırlı bir bekleyişin karşılığı olacak.
Gizemli konusu, bağımsız yapısı ve yönetmenin karakter odaklı anlatım alışkanlığı bir araya geldiğinde, ortaya izlenebilir bir film çıkacaktır.
Son yıllarda "Yellowjackets" dizisindeki yürütücü yapımcılığı ve "The Terror" dizisinde yönettiği bölümler, onun anlatı disiplinini diri tuttuğunu zaten gösterdi.
Bu da “Stan”i sıradan bir geri dönüş filminden çıkarıp, şimdiden takip edilmesi gereken özel bir yapım haline getiriyor.





