Dünyanın rekorlar konusundaki en büyük otoritesi olarak bilinen Guinness Dünya Rekorları, 1950'li yıllarda bir av partisinde yaşanan bir tartışmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Guinness Bira Fabrikası'nın Genel Müdürü Sir Hugh Beaver'ın Avrupa'daki en hızlı av kuşunu hiçbir referans kitabında bulamamasıyla ortaya çıkan gerçekler kitabı düşüncesi, günümüzde küresel bir markaya dönüştü.
McWhirter ikizlerinin kaleme aldığı ilk Guinness Rekorlar Kitabı, Londra'da eski bir jimnastik salonundan dönüştürülen bir ofiste yazıldı. Yaklaşık 14 hafta süren kesintisiz bir çalışmanın sonunda tamamlanan bu kitap, bilgi kaynağı olmanın yanı sıra, dünyanın en güvenilir markalarından birine dönüştü.
Bir Tartışma Nasıl Dünya Markasına Dönüştü?
En başlarda yalnızca bar ve publardaki küçük iddiaları bilimsel verilerle açıklamak için bir tanıtım projesi olarak uygulamaya alınan Guinness, günümüzde dünya çapında önemli sektör haline geldi. Rekor denemeleri için ödenen yatırımlar, bireyler ve kurumlar için sağladığı küresel prestij ve marka değeri, başlarda planlanan basit amacın dışına çıktı. Ekonomik açıdan oluşturduğu bu devasa ağ, bir düşüncenin doğru planlamayla nasıl dünya markası olabileceğini gözler önüne seriyor.




