Dışişleri Bakanı Hakan Fidan,  CNN Türk’te Gece Görüşü programında Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat'ın sorularını yanıtladı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı olduğu dönemde kendisinin de aralarında bulunduğu bazı kamu görevlilerinin ifadeye çağrıldığı "MİT kumpası"yla ilgili ilk kez açıklamalarda bulundu.

‘FETÖ'nün İlk Büyük Operasyonu’

7 Şubat krizinin FETÖ’nün kendisini açığa çıkarttığı ilk büyük operasyonlardan biri olduğunu belirten Hakan Fidan, “MİT'e geldiğimde artık sistemin zehirli bir sarmaşık gibi FETÖ tarafından ele geçirilemeye başladığını görmüştüm. Adına paralel devlet dediğimiz bunu hakim kılmaya yönelik bir çaba vardı. 28 Aralık 2011 MGK günü o zaman Başbakanlık Müsteşarıydı Efkan Bey. Biz bu tehdidinin farkındayız. Bunu yönetmek gerekiyordu. Biz MGK'dayken Başbakanın kendi konutuna ve resmi konutuna tim gönderdik ve dinleme cihazları bulduk. FETÖ'cülerin koyduğu dinleme cihazlarıydı bunlar. O bu konunun nasıl ilan edileceğini biliyordu. Biz bunu bulduk ve raporladık. FETÖ'cüler bunu bildiler. Uludere kazası oldu. FETÖ'cü yayın organları bunu bizim üzerimize atmaya çalışıyorlar. Bunlar kendi üstlerine gelineceğini biliyorlar, suçları ortaya çıktı ve artık MİT'i hedefe koydu. Çünkü bunu MİT ortaya çıkardı. İlk önce bunu başlattı. Cumhurbaşkanımız bir cuma namazı çıkışında bunlara örtülü bir mesaj verdi. Arkasından 7 Şubat kriziyle beni ifadeye çağırma olayı yaşandı. FETÖ'ye karşı Cumhurbaşkanımızın önderliğinde mücadele başlattık. Milli mücadele dönemi gerçekten. Daha sonra da 2016 çıkardık attık FETÖ'yü. Biz o zaman da endişe etmedik şimdi de endişe etmiyoruz. Türkiye'nin düşmanlarıyla mücadeleyi Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde canla başla devam ettiririz” ifadelerini kullandı.

7 Şubat’ta Ne Olmuştu?

Emniyet ve yargı kurumlarının içine sızan FETÖ mensupları, Türkiye Cumhuriyeti'nin çözüm sürecinde yürüttüğü politikalardan dolayı, MİT'i, terör örgütü PKK ile ilişki içindeymiş gibi gösterme bahanesiyle 7 Şubat 2012'de, MİT Başkanı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu bazı görevlilerini ifadeye çağırdı ve haklarında yakalama kararı çıkarttı.

MİT Başkanı Hakan Fidan'ın yürütülen bir soruşturma kapsamında "şüpheli" olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına çağrıldığı bilgisinin paylaşıldığı haberler, kamuoyunda büyük ses getirdi. O dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yönlendirmesiyle Hakan Fidan ve MİT görevlileri, soruşturmaya direndi ve savcıların çağrılarına hiçbir zaman yanıt vermedi.

Hakan Fidan ve MİT görevlilerinin ifadeye çağrılması işleminin ardından yaşananlara ilişkin süreç şu şekilde devam etti:

“10 Şubat 2012'de savcılar Sadrettin Sarıkaya ve Adem Özcan imzasıyla MİT görevlileri hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

11 Şubat'ta savcı Sadrettin Sarıkaya soruşturmadan alındı. 13 Şubat'ta savcı Adem Özcan imzasıyla MİT'e gönderilen yazıda, 5 kişinin kurumla ilişkileri ve görevleri soruldu.

Bunun üzerine 17 Şubat'ta MİT Kanunu TBMM'de değiştirildi ve soruşturma izni Başbakanın iznine bağlandı.

18 Şubat'ta MİT görevlileri hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı.

30 Ocak 2013'te Başbakanlık, MİT görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verdi.

Sivas'ta Silah Kaçakçılığı Operasyonu Sivas'ta Silah Kaçakçılığı Operasyonu

22 Mart 2013'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT görevlileri hakkında takipsizlik kararı aldı.”

Kaynak: Haber Merkezi