Uygulanması planlanan hedef ve eylemlerin ne zaman ve kimlerle paylaşılması gerektiği, psikoloji alanında uzun senelerdir araştırılan konular arasında bulunmaktadır. Özellikle kişisel hedeflerin erkenden açıklanmasının kişinin motivasyonunu nasıl etkilediğine yönelik farklı çalışmalar, ilginç sonuçlar doğurmaktadır.
Araştırma sonuçlarına bağlı olarak bazı bireyler, hedeflerini çevrelerindeki kişilerle paylaştıktan sonra psikolojik açıdan belirli bir tatmin duygusu yaşayabilmektedir. Bu durum ise hedefe ulaşmak adına sarf edilecek çabanın ve motivasyonun zamana bağlı olarak düşmesine yol açabilmektedir. Uzmanlar, bu etkinin her bireyde benzer şekilde ortaya çıkmadığını, kişilik özellikleri ve sosyal çevrenin de önemli rol oynadığını aktarmaktadır.
Bu konuda önemli olan diğer unsurlara arasında ise sosyal baskı yer almaktadır. Özellikle henüz planlama sürecindeki hedeflerin geniş bir çevreye söylenmesi, bireyin üzerinde beklentiye neden olabilmektedir. Sürekli gelen sorular, yorumlar veya eleştiriler bazı bireyler için motive edici olsa da, bazıları için ise kaygı ve performans baskısını tetikleyebilmektedir.
Psikologlara göre gerçekleştirilmesi planlanan hedeflerin paylaşılması tek başına olumlu ya da olumsuz olarak yorumlanamaz. Güven duyulan bireylerden alınan yapıcı geri bildirimler ve destekleyici bir çevre, bu durumun daha sağlıklı bir biçimde yöneltilmesi hususunda katkı oluşturabilmektedir. Buna karşın, olumsuz yorumlar veya gereksiz baskıyı tetikleyen yaklaşımlar hedefe odaklanmayı zorlaştırabilmektedir.




