Kuşlar, deniz kaplumbağaları, yarasalar ve diğer birçok hayvan, Dünya'nın manyetik alanını algılayarak yön bulma yeteneğine sahiptir. Ancak, insanların bu beceriden yoksun olduğu uzun zamandır varsayılmıştır. Bu varsayım, insanların ormanda kaybolma gibi durumlarla sık karşılaşmasıyla desteklenmiştir. Yakın zamanda yapılan araştırmalar, insanların gözlerinde diğer hayvanlarda bulunan aynı manyetik algılama proteinine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu proteini tam olarak nasıl kullandığımız ise hala belirsizdir.

İnsan Gözünde Gizli Yetenekler Ortaya Çıktı! Görsel

İnsanların Bu Proteini Nasıl Kullanabildiğinin Sırrı Çözülemedi!

Hayvanlar manyetik alanları çeşitli yollarla algılar ve bu yollardan biri de ışığı kullanarak en ufak jeomanyetik farklılıkları tespit eden kriptokrom adı verilen bir göz proteinidir. Göçmen kuşlar, meyve sinekleri ve kelebekler, doğru yön bulabilmek için bu proteine güvenirler. İlginç bir şekilde, insan gözünde de kriptokrom bulunmaktadır. Bu durum, gözlerimizde manyetik sensörler varken neden GPS cihazlarına ihtiyaç duyduğumuz sorusunu akla getiriyor. Bilim insanları, bu proteini nasıl kullandığımız konusunda tam bir fikir birliğine varmış değil.

Yapılan bir deneyde, meyve sineğinin manyetik algılama geni çıkarılarak yerine insan kriptokromu konulduğunda, meyve sineğinin manyetik algılama yeteneği geri kazanılmıştır. Bilim insanı Steven M. Reppert ve meslektaşları, bu keşfi ilk olarak kriptokromlarını hükümdar kelebeklerinde ve meyve sineklerinde değiştirdikten sonra yapmışlardır. Meyve sineği kriptokromunu kelebek versiyonuyla değiştirebilmek, her iki hayvanın da bu proteini manyetik navigasyon için kullandığını göstermiştir. Daha sonra, insanlardan alınan göz proteininin meyve sineklerinde de işe yarayıp yaramayacağını test etmişler ve başarılı olmuşlardır.

Adaletsiz Algoritmalara Dikkat! Önyargı Tuzağına Düşmeyin Adaletsiz Algoritmalara Dikkat! Önyargı Tuzağına Düşmeyin

Baker’in Çalışmaları Öncülük Etti

Reppert'in çalışmasından önce, 1980'lerde Manchester Üniversitesi'nden Dr. Robin Baker, insanların dolaylı olarak manyetik alanları hissedebileceğini öne süren deneyler gerçekleştirmiştir. Gözleri bağlı gönüllüleri uzun ve dolambaçlı yolculuklara çıkaran Baker, onların evlerine doğru yönü göstermelerini istemiştir. Binlerce katılımcıyla yapılan bu çalışmada, çoğu insan doğru yönü gösterebilmiştir. Doğruluklarının düştüğü tek zaman, başlarına mıknatıs taktıklarında olmuştur. Ancak, Baker'ın çalışmalarını tekrarlayan başka araştırmacılar aynı sonuçları elde edememiştir. Sonuç olarak, Baker'ın bulguları alay konusu olmuş ve başka araştırmalara yönelmiştir. Kriptokromlar hakkındaki yeni bilgiler, Baker'ın çalışmasına yeniden dikkat çekmiştir.

Daha önce, insanların kriptokromları yalnızca bedenlerinin sirkadiyen ritimlerini korumak için kullandıkları düşünülüyordu. Ancak şimdi, bazı araştırmacılar bu proteinlerin optik bir pusula olarak da çalışıp çalışmadığını merak etmektedir. Belki de düşündüğümüzden daha iyi navigasyon cihazlarıyız ancak yeteneklerimizi tam olarak kullanmıyoruz. Ya da belki de, insanlar jeomanyetik yönelimi kullanmış ve zamanla bu beceriyi kaybetmişlerdir. Modern, elektromanyetik dünyamız da bu yeteneklerimizi engelliyor olabilir. En olası ve yaygın kabul gören açıklama ise, insanların kriptokromu diğer hayvanlardan farklı bir şekilde kullanıyor olabileceğidir. 

Muhabir: Sibel Bay