Marmara Denizi'nde Çınarcık ilçesinin 8,52 kilometre açıklarında meydana gelen deprem, İstanbul ve çevre illerde hissedilmişti. Depremin derinliği ise 11,18 kilometre olarak belirlendi.

Bu olay, İstanbul'da son 20 yıldır beklenen büyük depremin gündeme gelmesine sebep oldu.

Uzmanlar, bölgede meydana gelen bu depremin, Marmara Bölgesi'nde yaşayanların deprem hazırlıklarını gözden geçirmeleri ve acil durum planlarını güncellemeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunmaktadır. İstanbul'da meydana gelebilecek daha büyük bir depremin etkileriyle başa çıkma adına alınacak önlemlerin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede, toplumun deprem bilinci ve hazırlığı konularında daha da hassas olması gerektiği belirtilmektedir.

Uzmanlardan Farklı Yorumlar Geldi

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür ve Yunan Jeoloji Profesörü Efthimios Lekkas gibi uzmanlar konuya dair açıklamalarda bulunmuştu.

Yunan jeoloji profesörü Efthimios Lekkas, olası Marmara depremi konusunda yaptığı açıklamada, "Evet, büyük bir olay bekliyoruz. Ülkedeki tüm bilim insanlarının görüşleri birbirine yakınlaşıyor. Yani bu bir zaman meselesi” ifadelerini kullandı.

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür’den Kırılması Beklenen Bölüme Dair Açıklama Geldi

Bilim Akademisi Üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise depremden sonra yaptığı açıklamalarda, Silivri açıklarında meydana gelen depremlerin, kırılması beklenen bölümün batı ucunda olmasının dinamikleri etkileyebileceğine dikkat çekti.

Marmara Denizi’nde yaşanan depremden sonra Görür, "Deprem Adalar Fayı'nın güneyindeki küçük normal faylar üzerinde olmuş olabilir" dedi. Bu durumun fay çözümü ile daha net anlaşılacağını belirterek, Marmara'daki sistemde gerilim birikiminin devam ettiğini ifade etti.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Okan Tüysüz’ün Yorumları ise Aksi Yönde

Deprem uzmanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara Denizi'nde meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki depremin, beklenen büyük İstanbul depremiyle ilişkili olmadığını belirterek, Adalar ile Çınarcık arasında için panik yaratma potansiyeli olmadığını vurguladı. Konuşmasının devamında ise Çınarcık ve Adalar bölgesindeki fayın, beklenen İstanbul depremiyle doğrudan ilişkili olmadığını ancak hatırlatıcı niteliğiyle bu depremin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Günün Öne Çıkan Gelişmeleri: 27 Şubat 2024 Günün Öne Çıkan Gelişmeleri: 27 Şubat 2024

İstanbul Valiliği Hasar Olmadığını Belirtti

İstanbul Valiliği, Marmara Denizi’nde yaşanan 4,1 şiddetindeki deprem sonrasında herhangi bir hasar ihbarının olmadığını belirtirken, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve ilgili kurumların saha tarama çalışmalarına başladığını duyurdu.

İstanbul'un Alt Yapısı ve Riskler

Londra Jeoloji Derneği'ne göre, İstanbul'un, Kuzey Anadolu fayının tehlikeli bir şekilde yakınında bulunması, şehrin depreme karşı hassas bir konumda olduğunu ortaya koyuyor.

İstanbul, tarihsel olarak birçok depreme ev sahipliği yapmış olan Kuzey Anadolu fayı üzerinde yer alıyor. Bu fay, 1999 yılında İzmit'i vuran ve 17 binden fazla kişinin ölümüne neden olan 7,6 büyüklüğündeki deprem dahil olmak üzere birçok yıkıcı depreme neden olmuştur. Uzmanlar, bu fayın tekrar büyük bir depreme yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

İstanbul Belediyesi'nin Hazırlık Çabaları

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, büyük bir depreme hazırlık çabalarının bir parçası olarak, yetkililerin "afete hazırlık için yol haritası" olarak tanımladıkları planı yürürlüğe koydu.

Plan, afete hazırlık programlarına daha fazla fon ayrılmasını ve kritik hizmetleri sağlamak için acil durum noktalarının kurulmasını içeriyor. Ayrıca, İstanbul'daki eski binaların güvenliği için hızlı tarama sistemleri de planın bir parçası olarak belirtiliyor.

İstanbul'un Bina Durumu ve Etkilenen Nüfus

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tahminlerine göre, 7,5 büyüklüğündeki bir depremin kentte ciddi yıkıma yol açabileceği ve 4,5 milyon kişinin evsiz kalabileceği ifade ediliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin güncel tahminlerine göre, bu tür bir depremde kentte yaklaşık 90 bin binanın yıkılması ve 260 bin binanın ciddi hasar görmesi bekleniyor.

Bu durum, İstanbul nüfusunun dörtte birinden fazlasına tekabül eden yaklaşık 4,5 milyon kişinin evsiz kalabileceği anlamına gelmektedir.

Kaynak: DHA