Son yıllarda hem mutfakların yeni gözdesi olan hem de dekoratif duruşuyla balkonları süsleyen kumkuat, turunçgiller dünyasının ezber bozan tek üyesi olarak tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Portakal ile mandalina arasında bir köprü kuran bu minik meyve, kendine has aromasıyla narenciye ailesinden ayrışıyor. Anavatanı olan Doğu Asya ve Çin topraklarından 19. yüzyılda Avrupa’ya taşınan bu egzotik mucize, günümüzde gurme sofralarda yerini alıyor. Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarını sevse de Rize'nin iklimiyle kurduğu özel bağ sayesinde Karadeniz mutfağına da hızla adapte olan kamkat, kış mevsiminin en sert geçtiği günlerde sağlığımızı koruyan doğal bir zırhtır.

Kabuğuyla Birlikte Tüketilen Tek Turunçgil

Kamkatı diğer tüm narenciye türlerinden ayıran en belirgin ve en şaşırtıcı özelliği, kabuğunun soyulmadan doğrudan yenilebilmesidir.

Oval yapısı ve turuncu rengiyle minyatür bir portakalı andıran bu meyvenin iç kısmı ekşiyken, kabuğu tam aksine tatlı bir aromaya sahiptir.

Bu iki zıt lezzetin aynı anda ağızda dağılması, ferahlatıcı bir tat deneyimi sunarken Kabuğuyla birlikte tüketilmesi, meyvenin tüm vitamin ve minerallerinden tam kapasiteyle yararlanılmasını sağlar.

Kamkat Yetiştiriciliğinde Bilinmesi Gereken Püf Noktalar

Bu özel meyvenin üretim süreci, üç yaprak anaç üzerine yapılan göz aşısı ile başlar. Bitkinin en büyük avantajı, kendi kendine tozlaşabilen bir yapıya sahip olmasıdır; yani tek bir saksıda bile meyve vermesi mümkündür.

Temmuz ayı sonlarında çiçek açan bitki, Nisan-Mayıs aylarında yeme olgunluğuna ulaşan meyveler verir.

Hasat edilmediği takdirde meyveler dalında bir yıl boyunca bozulmadan durabilir, ancak bir sonraki yılın verimi için zamanında toplama yapılması önerilir.

Soğuğa oldukça dirençli bir bitkidir ve doğru nem oranında uzun süre tazeliğini koruyarak muhafaza edilebilir.

C Vitamini Deposu Kamkatın Sağlığa Faydaları

Kamkat, bağışıklık sistemini destekleyen bileşenleri sayesinde tam bir kış dostudur. İçeriğindeki zengin vitaminler ve mineraller, vücudun savunma mekanizmalarını destekler. Özellikle 100 gramında bulunan 151 miligram C vitamini, bir yetişkinin günlük ihtiyacının katbekat fazlasını karşılayabilir. İşte kamkatın düzenli tüketimiyle vücuda sağladığı temel faydalar:

· Yüksek antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendirir, vücudu dış etkenlere karşı korur.

· Grip, nezle ve öksürük gibi solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruma sağlar.

· Kabuğuyla yendiğinde vücudu dinçleştirir ve sindirimi kolaylaştırır.

· Kanı temizleme özelliğiyle damar sertliği ve tıkanıklığına karşı yardımcı olur.

· Kalsiyum içeriği sayesinde kemiklerin ve dişlerin sağlam yapıda olmasına destek verir.

· İçeriğindeki vitaminler vasıtasıyla sinir sisteminin düzenli çalışmasında etkilidir.

· Kolesterol ve tansiyon hastalarının beslenme düzenine olumlu katkılar sunar.

· Mide bulantısı ve baş dönmesini giderme yönünde etkileri bulunur.

· Cilt sağlığını koruyarak yaşlanma belirtilerini geciktirmeye yardımcı olur.

· İdrar söktürücü özelliğiyle vücuttaki toksinlerin atılmasını kolaylaştırır.

Gurme Sofraların ve Şık Bahçelerin Vazgeçilmezi

Kamkatın kullanım alanı sadece taze tüketimle sınırlı değildir. Mutfak sanatlarında reçel, marmelat ve meyve suyu yapımında başrolü oynayan bu meyve, dünyanın en prestijli restoranlarında salataların ve tatlıların en lüks malzemesi olarak kabul edilir.

Michael Mann Yeni Robert De Niro’sunu Buldu mu?
Michael Mann Yeni Robert De Niro’sunu Buldu mu?
İçeriği Görüntüle

Yağlı yemeklerle sağladığı aromatik uyum, gurme şeflerin onu en gözde ürün kategorisine almasını sağlamıştır.

Bunun yanı sıra, estetik görünümü sayesinde kamkat bugün beş yıldızlı otellerin peyzaj çalışmalarında ve evlerin balkonlarında süs bitkisi olarak yoğun ilgi görmektedir.

Muhabir: Merve Kesgin