Oscar kazandıktan sonra hızlanmak yerine yavaşlayan oyuncular vardır. Mikey Madison da o nadir örneklerden biri gibi görünüyor.

“Anora” ile 2024'te En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandıktan sonra hızlanması beklenen Mikey Madison, tam tersini yapıyor.

Sektörde “aşırı seçici” etiketiyle anılmaya başlayan Madison, bu çizgisinden şimdilik sapmıyor.

Oscar Sonrası Fren

“Anora” sonrası Madison’ın önü açıktı. Teklifler vardı ve tüm kapılar ardına kadar açıldı.

Ancak 26 yaşındaki oyuncu, bu ivmeyi hızlıca tüketmek yerine düşük profilli bir yol izlemeyi tercih etti. Bu da herkesin dikkatini çekti.

Masa Altında 12 Üzüm Yemek Şans Ritüeli mi Pazarlama Taktiği mi?
Masa Altında 12 Üzüm Yemek Şans Ritüeli mi Pazarlama Taktiği mi?
İçeriği Görüntüle

Şu ana kadar yalnızca bir projede yer alması, bu tercihin bilinçli olduğunu düşündürmeye yetti de arttı bile...

Sessiz Ama Hesaplı Hamleler

Madison, Oscar sonrası ilk büyük adımını Aaron Sorkin imzalı “The Social Reckoning” ile attı. Film kısa süre önce tamamlandı.

Oyuncu ardından rotasını, Cannes’da gösterilen ilk filmi “Veba” ile dikkat çeken yönetmen Charlie Polinger’e çevirdi.

2 yıldaki bu tercihler, Madison’ın hala “parlak paketler”den çok hikayeye baktığını gösteriyor.

Polinger ve Karanlık Maske

Charlie Polinger, ilk filmi "Veba" ile zorbalığa uğrayan bir gencin psikolojik çöküşünü sert ve cesur bir dille anlatmıştı.

Şimdi ise A24 çatısı altında Edgar Allan Poe uyarlaması “The Masque of the Red Death” (Kızıl Ölümün Maskesi) üzerinde çalışıyor.

Proje, modern bir yorum vaat ediyor ve seçici kraliçe Madison da bu filmin merkezinde yer alıyor.

Çift Rol, Yüksek Risk

“Kırmızı Ölüm”de Madison’ın çift rol üstleneceği konuşuluyor. Çürüyen bir aristokraside sınıf farkıyla ayrılmış ikiz kız kardeşleri canlandıracak.

Ortaçağ atmosferinde geçen hikaye; veba, hedonizm (hazcılık) ve kapalı bir kale etrafında şekilleniyor.

Duyulanlara bakılırsa film, “intikam dolu drama” tonu taşıyacak.

Set Takvimi ve Hazırlık Süreci

Polinger, filmin Şubat ayında çekimlere başlamasının planlandığını söylüyor. Şu anda Budapeşte’de olduğunu ve ön prodüksiyon sürecini yakından takip ettiğini de ekliyor.

Çekimlerin büyük ölçüde burada ve kapalı mekanlarda gerçekleşmesi bekleniyor.

Popüler Olanla Mesafeli

Tekrar seçici kraliçe Madison’a gelirsek, genç oyuncu Oscar sonrası dönemde popüler projelere karşı gösterdiği mesafeli duruşlarıyla da dikkat çekti.

“Starfighter” adlı Star Wars yan dizisiyle kısa bir flört yaşadı, ardından bağımsız paket “Reptilia” ile adı anıldı; ancak bu projeler hiç bir zaman somutlaşmadı.

Emin olun kendisine yüksek meblağlar teklif edildi çünkü bu projelerde yer alması, izlenirlik açısından önemli bir katkı sağlayacaktı.

Ancak görünen o ki Madison, hızlı vitrine çıkmak yerine daha seçici bir yol çizmeyi tercih etti.

Bilinçli Strateji mi?

26 yaşındaki bir oyuncu için bu kadar temkinli davranmak sektörde her zaman alkışlanmaz.

Ama Madison’ın tercihleri, “Oscar sonrası dağılan” oyuncu klişesinin tam tersine işaret ediyor.

Sorkin ve Polinger gibi iki farklı ama güçlü isimle çalışması, bu seçiciliğin rastlantı olmadığını düşündürüyor.

Sonuç Olarak

Mikey Madison gerçekten “seçicilik hastalığına” mı yakalandı, yoksa kariyerini bilinçli biçimde mi yavaşlatıyor? Resmi bir açıklama yapmadığı için orasını bilemiyoruz.

Şimdilik görünen şu: Oscar’dan sonra koşmak yerine durup bakan bir oyuncu var karşımızda.

Bu yol daha riskli olabilir ama doğru hamlelerle uzun vadede çok daha sağlam bir filmografiye dönüşebilir.

Madison, acele etmiyor; belki de en doğru yaptığı şey bu.

Muhabir: Ersan Akbaş