NECMETTİN KURUCU

Gazeteci, siyasetçi ve yazar Mustafa Balbay, Türkiye'nin can alıcı konularına parmak basmayı hedefliyor.

“Balkanlar adlı gezi kitabım unutamadığım kitaplarım arasındadır. Moğolistan'dan başlayıp Kafkasya'da noktaladığım Orta Asya gezisinde, Sovyetler Birliği'nin dağılması ile başlayan değişim sürecini; Türk dillerinin zenginliğini, geleneklerin kalıcılığını, insan ilişkilerinin sıcaklığını anlatıyorum.”

Türkiye'nin en can alıcı konularına parmak basmayı hedefleyen  Balbay, dört yılda aldığı 30 bini aşkın mektuptan bir seçkiyi okurla paylaşırken bu mektuplarda toplumun derinliklerindeki duyguların tümünü bulabileceklerini de ifade ediyor. “Bizim kuşağımız radyo kuşağı. 1966 yılında bir radyomuz oldu ve onunla büyüdüm. Özellikle 1960-1970 yılları arasında radyoda Aşık Veysel’in eserleri çalardı. Ben o yaşlarımda yazıyı hemen öğrenmek istedim ki türküleri hemen not edebilmek için. O türküler ise yaşamıma dokundu ve bir nebze dilimi de etkiledi.” dedi.

Seyahat Ufuk Açar

Seyahat etmenin eğitim kadar önemli olduğunu vurgulayan Balbay, eğitimin yanı sıra  bir ülke veya bir şehir gezmenin yaklaşık yirmi kitap okumayla eş görülebildiğine değinerek, “Gezmek ve görmek bilgi sahibi olmanızı sağlar. O yerin tarihi ve kültürünü tecrübe ederek öğrenebilirsiniz. Sırtımda bir çanta ile Dünya’da 80 ülke dolaştım. Gördüm ki gittiğim her yerde beni iki kişi karşıladı. Birincisi Atatürk ikincisi ise Nazım Hikmet’ti.”

Mustafa Balbay, koca kara kıta Afrika'nın üç uç noktası Güney Afrika Cumhuriyeti, Mısır ve Fas'a yolculuk eseri hakkında ise şunlara değindi: “Gezdiğim yerler coğrafya olarak Afrika'nın uçlarıydı. Gördüm ki tarih olarak da toplumsal yaşam olarak da aynı durum geçerli." dedi.

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın Mustafa Kemal Atatürk'ü en iyi anlayan, en iyi anlatan ve en iyi yazan aydınların başında geldiğini belirten Balbay, “Ona göre Kemalizm kalıplaşmış bir ideoloji değil, yaşayan bir devrimdi. Düşüncelerinden milim ödün vermeden, diyalog kapısını hep açık tutarak, centilmence bir militanlıkla mücadelesini sürdürdü. Onu ancak bedenini parçalayarak durdurabilirlerdi. Onunla  uzun yıllar birlikte çalıştım, bütün yönleriyle kaleme aldım.” dedi.

Tüm Varlıkların Dili Vardır

“Gül dedi ki” adlı eserine dair bilgi notlarını paylaşan Mustafa Balbay, çiçeğinden dikenine, yaprağından gövdesine kadar her şeyiyle insana yaşamı anlatan en bereketi ağaç olan gül ile kurduğu dostluktan damlalar sunuyor. Okuyucusunu Semerkant’tan Budapeşte’ye uzanan bir yolculuğa çıkarıyor, Fuzuli’den Yunus Emre’ye tüm bilgelerin buluşma noktası olan mis kokulu gülün öyküsünü anlatıyor ve ekliyor:

Ankara'da Zincirleme Kaza: 1 Yaralı Ankara'da Zincirleme Kaza: 1 Yaralı

“Doğada yalnızca insanların değil, canlı cansız tüm varlıkların dili vardır. O dili anlayan çok şey öğrenir. Gül ise doğanın en çok dili konuşan, en çok tadı içeren, en çok kokuyu üreten, en çok renge sahip çiçeğidir. Âşık Veysel’in dediği gibi, ‘Güle kıymet verilmezdi âşık ile maşuk olmasa…’”

Editör: Tuğba Eroğlu