Mustafa Kemal zorlu Samsun yolculuğu sonrasında kente ayak basarak bölgedeki asayiş sorunlarına karşı ilk resmi raporları İstanbul'a iletti.
Kız Kulesi Açıklarında İngiliz Kontrolü
İstanbuldan Samsuna doğru hareket eden Bandırma Vapuru, limandan ayrılmasından kısa bir süre sonra Kız Kulesi önlerinde işgal subayları tarafından durduruldu. Mustafa Kemal Paşa dahil olmak üzere gemide bulunan yolcuların tamamı anılarında bu arama sürecine temas etti. Kontrol esnasında yaşananları aktaran yolculardan Muzaffer Bey (Kılıç), Mustafa Kemal Paşanın işgal askerlerini kastederek kurduğu şu ifadeleri paylaştı:
"Ne ahmaklık! Eslihâ (silahlar) ile mühimmat arıyorlar. Biz ise, kafamızla imanımızı götürüyoruz. Bunlar bir milletin istiklâl aşkını ve mücadele azmini takdir edemezler. Bütün güvendikleri maddi kuvvettir."
Karadeniz'de Şiddetli Fırtına
Arama işlemlerinin tamamlanmasının ardından Karadenize açılan gemi, yolculuk boyunca çok şiddetli bir rüzgar ve hırçın dalgalarla mücadele etmek zorunda kaldı. Dönemin tanıklarından Hüsrev Bey (Gerede), 17-18 Mayıs gecesini oldukça kötü geçirdiklerini belirterek günlüğüne şu cümleleri not etti:
"Deniz gittikçe azıttı, ufacık vapur çalkalanıp duruyor… Hava kötü. Hep yataklardayız."
Zorlu hava koşullarının ardından 17 Mayıs 1919 günü sabah saat 09.30 sularında İneboluya yanaşan vapur, yoluna devam ederek 18 Mayıs 1919 tarihinde Sinopa ulaştı. Sinop limanına girilmesiyle birlikte havanın düzeldiğini aktaran Hüsrev Bey, burada yöneticilere yönelik eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
"Başta akılsız hanedan olmak üzere yöneticilerin bu tarihsel anlarda halk ve ulusun hakemi olduğuna, işe yarar, namuslu kişilerden bir kabine kurulacağına inansalar, aydınlar başta olmak üzere halk haksızlığa, çoğunluğun isteklerine aykırı hiçbir karara baş eğmez.’’
Gemide konuk olarak yer alan Liva Mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey karaya çıkarak İzmirin işgaline dair bir belgeyi gemiye getirdi. Mustafa Kemal Paşanın Sinopta karaya ayak basıp basmadığı yönünde ise tarihi hatıralarda tam bir fikir birliği sağlanamadı.
Samsun'a Varış
Bandırma Vapuru, Karadeniz seyrini tamamlayarak 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü sabah saat 06.00 sıralarında Samsun sahiline ulaştı. Dönemin şartlarında kentte gelişmiş bir liman bulunmadığı için yolcular ve askeri eşyalar küçük motorlar ile kayıklar yardımıyla kıyıdaki iskeleye taşındı. Heyetin şehirde nasıl karşılandığına dair hatıralarda farklı görüşler yer alırken, Doktor İbrahim Tali Bey anılarında süreci şu sözlerle aktardı:
"Müfettiş Paşa, Samsun’a layık olduğu merasimle karşılandı."
Mıntıka Palas Oteli'ndeki Çalışmalar
Samsun Mutasarrıfı Ethem Beyin talimatıyla askeri hastaneden ve çevre evlerden getirilen eşyalarla hazırlanan Mıntıka Palas Oteline yerleşen Mustafa Kemal Paşa ve kurmay heyeti, bu binada 19-24 Mayıs tarihleri arasında toplam 6 gün konakladı. Gece geç saatlere kadar stratejik görüşmelerin yapıldığı bu bina, ilerleyen yıllarda kendisine hediye edildi.
Kentteki Güvenlik Sorunları ve İngiliz İşgali
Müfettişlik heyetinin kente ayak bastığı günlerde Samsunda bir İngiliz askeri birliği konuşlanmış durumdaydı. Sahil kenti olması sebebiyle yabancı savaş gemilerinin tehdidi altında bulunan bölgede, Pontus Devleti kurmayı amaçlayan Rum çeteleri Türk halkına yönelik saldırılar düzenlemekteydi. Mustafa Kemal Paşa, bölgedeki asayişsizliği çözüme kavuşturmak adına 22 Mayıs 1919 günü kurmay kadrosundan bazı isimlerle birlikte İngiliz Siyasi Temsilcisi Yüzbaşı Horst, Askeri Denetim Memuru Yüzbaşı Zolther ve Siyasi Denetim Memuru Yüzbaşı Mill ile resmi bir toplantı gerçekleştirdi.
Sadaret Makamına Gönderilen Resmi Rapor
İngiliz temsilcilerle yapılan görüşmelerde elde edilen izlenimlerin ardından Mustafa Kemal Paşa, 22 Mayıs 1919 tarihinde İstanbuldaki Sadaret Makamına resmi bir rapor iletti. Raporda, bölgedeki asayiş problemlerinin tamamen ortadan kalkmasının Rumların siyasi emellerinden vazgeçmesine bağlı olduğu, Türk milletinin yabancı mandasına tahammülünün bulunmadığı ve Yunanlıların İzmir üzerinde hiçbir hak iddia edemeyeceği kararlılıkla vurgulandı.
Anadolu Genelindeki Direniş Hatları
Samsundaki asayiş çalışmalarının yanı sıra Anadolu genelinde kurulmuş olan Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak cemiyetleri ile iletişim kanalları arayan Mustafa Kemal Paşa, 23 Mayıs tarihinde Ankarada bulunan 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşaya bir telgraf göndererek kendisiyle daha sık haberleşmek istediğini ve yakında Havzaya geçeceğini bildirdi. Aynı gün Kazım Karabekir Paşa ile de irtibata geçen Müfettiş Paşa, işgallere karşı halkın katılımıyla protesto mitingleri düzenlenmesini talep etti.
İstanbuldan başlayan ve Samsunda diplomatik raporlarla şekillenen bu tarihi süreç, Anadolu genelindeki milli direniş cemiyetlerinin tek bir çatı altında toplanması adına atılacak stratejik adımların ilk zeminini oluşturdu.
İşgal güçlerinin baskılarına ve Karadenizin zorlu iklim koşullarına rağmen tamamlanan bu tarihi deniz yolculuğu, askeri kurmayların Anadolu sathına yayılarak milli egemenlik fikrini örgütlemesinde en kritik eşik olarak kayıtlara geçti.




