Ankara'nın derin tarihini yansıtan Nallıhan ilçesi, mimari şaheserleriyle göz kamaştırıyor. Nasuhpaşa ve Uluhan Camii, sadece tarihî derinlikleriyle değil, aynı zamanda mimari zarafetleriyle de öne çıkarak Nallıhan'ın kültürel mirasını vurguluyor.

Nasuhpaşa Cami: Osmanlı İzlerini Taşıyan Bir Şaheser

1911'de Fransız bir mühendis nezaretinde inşa edilen Nasuhpaşa Cami, Osmanlı dönemi sonlarına ait bir atmosfer sunar. Düzgün kesme taş ve ahşap çatı kullanılan bu cami, iç mekanındaki göbekli ahşap tavan ve sekizgen sıcaklıkla mimari bir estetik sunar. Minberi kesme taştan yapılmış, minaresi ise saç kaplı külahıyla özgün bir yapıya sahiptir.

Nasuhpaşa Camii

Uluhan Camii: 17. Yüzyıla Dayanan Tarihi Bir Yapı

17. yüzyıl başında Nasuh Paşa tarafından yaptırılan Uluhan Camii, günümüze sadece minaresiyle ulaşabilmiştir. Tuğla gövdeli minaresi, caminin özgün mimarisini koruyan nadir unsurlardan biridir. Boyuna dikdörtgen plana sahip olan cami, ahşap tavanı ve kuzey tarafındaki ahşap kadınlar mahfiliyle dikkat çeker.

Polatlı'da Otomobiller Çarpıştı: 2 Ölü, 1 Yaralı Polatlı'da Otomobiller Çarpıştı: 2 Ölü, 1 Yaralı

Uluhan Camii

Her iki cami de Nallıhan'ın tarihî ve mimari zenginliğine katkıda bulunurken, farklı dönemlere ve mimari yaklaşımlara ışık tutarlar. Nasuhpaşa Camii, daha yeni bir tarihî geçmişe sahipken, Uluhan Camii 17. yüzyıla dayanarak geçmişin izlerini günümüze taşır.

Nallıhan'ın Tarihi Camileri Maneviyat Duygusunu Yükseltiyor

Nallıhan'ın tarihi ve mimari mirası olan bu iki cami, ziyaretçilere hem estetik bir şölen sunuyor hem de bölgenin kültürel dokusunu yansıtarak tarihe saygı duruşunda bulunuyor. Her iki cami de Nallıhan'ın özgün atmosferini hissetmek isteyenlere unutulmaz bir tarih yolculuğu vadediyor.

Muhabir: Necmettin Kurucu