Christopher Nolan, Hollywood’un geleceğini ilgilendiren en kritik tartışmanın tam ortasında duruyor.

Amerika Yönetmenler Birliği (DGA) başkanı olarak, sinema salonlarının geleceğine dair tartışmaların merkezinde yer alan Nolan, Netflix’in Warner Bros. filmleri için verdiği 45 günlük sinema gösterimi sözüne dikkatle yaklaşıyor. Netflix’in sözüne güvenmediğini açık açık dile getiriyor.

Netflix’in Warner Bros.’u satın alması her an gerçekleşebilir. Sinemanın kalbinde ciddi tedirginliğe yol açan bu ihtimal, Hollywood’un son büyük miras stüdyolarından birinin yayın platformu mantığına teslim olup olmayacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.

45 Günlük Söz, Büyük Şüphe

Netflix CEO’su Ted Sarandos, bu tedirginliği ortadan kaldırmak için Warner Bros.'un uzun metrajlı filmlerinde 45 günlük sinema gösterimi süresinin korunacağını söylemişti.

Bir nevi "ateş düşürücü" sözlerdi bunlar, ancak bu açıklama, herkes için yeterince ikna edici olmadı. Şüphe duyanların başında da sinemanın dahilerinden Nolan geldi.

Nolan, kendisine "geçmeyen" bu 45 günlük sözde sürecin nasıl işleyeceğine dair ciddi kaygıları olduğunu açıkça dile getirdi.

Bunun sektör için çok endişe verici bir dönem olduğunu "Büyük bir stüdyonun kaybı büyük bir darbe" sözleriyle vurguladı.

Yönetmen, Netflix’ten bu sözlerin nasıl hayata geçirileceğine dair daha somut detaylar duymak istediğini de de sözlerine ekledi. Bu konuda daha net ve açık konuşamazdı herhalde

Nolan’ın Hafızası Güçlüdür

Bu temkinli yaklaşımın geçmişte sağlam bir karşılığı da var. Nolan’ın Warner Bros. ile olan ilişkisi, stüdyonun “Tenet” filmini pandemi döneminde eş zamanlı dijital ve sinema gösterimine sokmasıyla ciddi biçimde zedelenmişti.

Bu karar, Nolan’ı bir sonraki projesini başka bir stüdyoya götürmeye itti.

Sonuçta ödül rekortmeni “Oppenheimer”, Universal Pictures ile hayata geçti; üstelik güçlü ve geleneksel bir sinema gösterimi şartıyla.

Bu da Nolan’ın sinema salonları konusundaki tavrının pazarlık edilemez olduğunu bir kez daha gösterdi.

Warner Bros. İçerik Hattına mı Dönüşüyor?

Sarandos’un açıklamalarının gerçek bir strateji mi yoksa geçici bir “gönül alma” mı olduğu belirsiz.

Böyle büyük bir satın alma gerçekleştiğinde önceliklerin hızla değişebileceği bilinen bir gerçek. Ortada yaklaşık 83 milyar dolarlık bir satış varken, kimse kimsenin gözyaşına bakmaz.

O sebeple ki Warner Bros.’un Netflix için yalnızca bir içerik tedarikçisine dönüşebileceği ihtimali Hollywood'da ciddi şekilde konuşuluyor.

Üstelik Sarandos’un geçmişte sinema salonlarını “modası geçmiş bir fikir” olarak nitelendirmesi, bu endişeleri daha da derinleştiriyor.

Bu sözler, Nolan gibi sinema salon deneyimini merkeze koyan yönetmenlerin hafızasında hep taze olarak kalacak.

Sonuç Olarak

Christopher Nolan’ın Netflix’e mesafeli duruşu duygusal değil, tecrübeye dayalı. Warner Bros. ile yaşananlar, verilen sözlerin pratikte nasıl değişebildiğini ona fazlasıyla gösterdi.

45 günlük sinema taahhüdü kulağa hoş gelse de (bazı filmlerde sinema salonları için bu süre kimi zaman az olabilir), Nolan ve onun gibi düşünen yönetmenler için asıl mesele sözler değil, bu sözlerin uzun vadede korunup korunmayacağı.

Superman Sonunda İskoçyalı Oldu: Henry Cavill Kılıcı Kuşandı, Geliyor
Superman Sonunda İskoçyalı Oldu: Henry Cavill Kılıcı Kuşandı, Geliyor
İçeriği Görüntüle

Çanlar artık sinema için çalıyor. Beyaz perdeye bir cisim hızla yaklaşıyor, geçmiş olsun!

Muhabir: Ersan Akbaş