Sony son yıllarda yaptığı tercih hatalarındaki çılgınlıklarıyla dikkat çeker hale geldi.
"KPop Demon Hunters" animasyonunun doğrudan Netflix'e satma kararıyla başlayan (ki animasyon deyim yerindeyse patladı) süreçte, "28 Yıl Sonra” serileri, "Karate Kid: Efsane Dövüşçüler" "Geçen Yaz Ne Yaptığını Biliyorum" ve "Anaconda" gibi ardı ardına başarısız projelere imza attılar.
Hepsine de milyon dolar bütçeler ayırdılar. İçlerinde bir tek “28 Yıl Sonra”yı ayırabiliriz ama böyle kültleşmiş bir filmden bile hayal kırıklığı gişelerle çıktılar.
“Kaçan Balık Büyük Olur” Pişmanlığı
Şimdi Sony'nin bir büyük hayal kırıklığı daha var: O da kendi elindeki "Yardım Çağrısı" (Send Help) filmini rakip stüdyoya kaptırmak.
Şöyle ki, Sony film proje aşamasındayken ısrarla filmin yayın platformlarında yer almasını istedi. Yönetmen Sam Raimi ise ısrarla bunu reddetti ve filmi gitti kendi elleriyle 20th Century'ye taşıdı.
Sonuç, 2026’nın Ocak sonunda vizyona giren 1 haftalık film, 100 milyon dolar gişe hasılatına doğru koşmaya başladı. Üstelik eleştirmeninden izleyicisine olumlu eleştiriler alarak.
Burada Sam Raimi de tebrik etmek lazım. Hikayesine güvendiği için ve koca bir stüdyoyu karşısına alabilme cesaretini gösterebildiği için.
Sinema, böyle sinemacıların yüzü suyu hürmetine beyaz perdeden kopamıyor. Yoksa dijital platformlar çoktan ortalığı kasıp kavurmuştu.
Sonuç Olarak
Yönetmen projesine güvenmiş ve direnmiş; kazançlı çıktı.
20th Century, Sam Raimi’ye güvenmiş ve filmi sinema salonlarına taşımış; kazançlı çıktı.
Sony hikayeye güvenmemiş ve burun kıvırmış, hüsrana uğradı.
Sinema böyle bir dünya… Kimileri şapkasını önüne alıp eleştirisini yapacak kimileri de başarısının keyfini çıkaracak.




