Ankara’nın Sakarya Caddesi’nde yer alan TaşAnkara heykeli, sadece bir sanat eseri olmanın ötesinde kentin kamusal sanat anlayışının önemli bir temsilcisi olarak öne çıkıyor. 1992 yılında Danimarkalı heykeltıraş Jorgen Haugen Sorensen tarafından tamamlanan eser farklı taşların dengeli bir şekilde üst üste yerleştirilmesiyle oluşturulmuş özgün yapısıyla dikkat çekiyor. Zaman içinde konumu değişen ve kent hafızasında yer edinen heykel Ankara’nın sanatla kurduğu ilişkinin bir parçası olarak yerini koruyor.

TaşAnkara’nın Doğuş Hikayesi

Jorgen Haugen Sorensen 1991 yılında Estetik ve Görsel Kültür Derneği’nin Halkbank Sanat Galerisi’nde düzenlenen sergiye katılmak üzere Türkiye’ye geldi. Aynı dönemde Sakarya Caddesi’nin de içinde bulunduğu bölgede yayalaştırma çalışmaları sürerken Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı şehir merkezine sanat eserleri kazandırmayı amaçlayan bir proje geliştirdi.

Bu proje kapsamında farklı ülkelerden birçok sanatçı Ankara’ya davet edildi. Sorensen de bu davet üzerine yeniden kente gelerek bir atölye kurdu ve TaşAnkara üzerinde çalışmalarını sürdürdü. Böylece eser 1992 yılında tamamlanarak Sakarya Caddesi ile Selanik Caddesi’nin kesişim noktasına yerleştirildi.

Heykelin Teknik Özellikleri ve Ölçüleri

TaşAnkara sanatçının karakteristik üslubunu yansıtan bir yapı olarak öne çıkıyor. Farklı büyüklükteki taşların üst üste dengeli biçimde yerleştirilmesiyle oluşturulan eser hem mühendislik hem de estetik açıdan dikkat çekici bir bütünlük sunuyor.

130x195x410 cm boyutlarındaki heykel bulunduğu alanda güçlü bir görsel etki yaratıyor. Sorensen’in çalışmalarında sıkça görülen bu yaklaşım malzemenin sınırlarını zorlayan bir sanat anlayışını ortaya koyuyor.

İlk Konum ve Yer Değişikliği Süreci

Heykel, ilk yerleştirildiği dönemde yaya trafiğinin yoğun olduğu bir noktada konumlandırılmıştı. Geniş bir altıgen kaide üzerine yerleştirilen TaşAnkara, bu sayede insanların üzerine oturabildiği ve etrafında vakit geçirebildiği bir yapıya sahipti. Ancak ilerleyen yıllarda yapılan değişiklikler kapsamında kaidesi kaldırıldı ve bu etkileşim imkanı büyük ölçüde ortadan kalktı.

2019 yılında Sakarya Caddesi çevresinde gerçekleştirilen yenileme çalışmaları sırasında heykel bulunduğu yerden kaldırıldı ve Mithatpaşa Caddesi’ne bakan bir noktaya taşındı.

Çubuk Kelle Paçası, Müdavimlerini Şehir Dışından Getiriyor
Çubuk Kelle Paçası, Müdavimlerini Şehir Dışından Getiriyor
İçeriği Görüntüle

TaşAnkara’nın Ankara Kültüründeki Yeri

TaşAnkara yalnızca fiziksel bir heykel olmanın ötesinde Ankara’nın kent belleğinde yer edinmiş önemli bir simge olarak kabul ediliyor. 1990’lı yıllarda şehir merkezine estetik bir değer katan bu eser kamusal sanatın kent yaşamındaki önemini açıkça ortaya koyuyor. Zaman içinde yaşanan yer değişikliği ve kaide dönüşümü eserin ilk tasarımındaki insanla etkileşim fikrini kısmen zayıflatmış olsa da TaşAnkara hala kentin kültürel kimliğini hatırlatan önemli bir unsur olmayı sürdürüyor.

Jorgen Haugen Sorensen Kimdir?

TaşAnkara’nın yaratıcısı Jorgen Haugen Sorensen eserlerinde ağırlık, denge ve malzeme ilişkisini ön plana çıkaran Danimarkalı bir heykeltıraş olarak biliniyor. Sanatçının yaklaşımı farklı boyutlardaki taşları ustalıkla bir araya getirerek sıra dışı formlar oluşturmak üzerine kurulu. Sorensen’in bu özgün bakış açısı, TaşAnkara’da da kendini net bir şekilde gösteriyor.

Muhabir: Tuğba Ergen