Hükümetin stratejik planlamaları kapsamında Türkiye 2035 yılına kadar her yıl yaklaşık 2,5 gigavat rüzgar kapasitesini devreye alarak rüzgar gücünü ikiye katlamayı amaçlıyor.

Özelleştirme İdaresinden 32 İlde Dev Taşınmaz Hamlesi
Özelleştirme İdaresinden 32 İlde Dev Taşınmaz Hamlesi
İçeriği Görüntüle

Kurulu Güçte Rekor Artış

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi tarafından hazırlanan 2026 raporu, Türkiye'nin rüzgar enerjisindeki ilerlemesini ve 2035 vizyonunu özel bir bölümle mercek altına aldı. Raporda yer alan bilgilere göre 2025 yılında 2,1 gigavatlık rekor bir artış yakalayan Türkiye, Ocak 2026 itibarıyla toplam rüzgar gücünü yaklaşık 16 gigavat seviyesine taşıdı. Avrupa genelinde devreye alınan yeni kapasitenin en büyük destekçilerinden biri olan Türkiye, bu performansıyla yıllık bazda yüzde 16 büyüme kaydetti. Hükümetin 2035 yılına kadar belirlediği 120 gigavatlık birleşik rüzgar ve güneş kapasitesi hedefi doğrultusunda, rüzgar gücünün mevcut seviyesinden çok daha yukarıya çekilmesi öngörülüyor.

Bölgesel Üretim Merkezi ve İhracat Vizyonu

Türkiye rüzgar enerjisinde sadece elektrik üreten bir pazar değil, aynı zamanda ekipman üreten dev bir sanayi merkezi kimliği kazanıyor. Özellikle Marmara ve Ege bölgeleri, türbin ve parça üretimi ile kurulum faaliyetlerinde lokomotif görevi üstleniyor. Düzenleyici reformlarla yatırımcılar için daha öngörülebilir hale gelen sektör, 2035 hedeflerine ulaşmak için Avrupa’nın yanı sıra Orta Asya ve Orta Doğu pazarlarına yönelik ihracat kapasitesini de büyütüyor. Bu yerelleşme hamlesi, enerji güvenliğinin sağlanması ve yerli sanayi kapasitesinin güçlendirilmesi stratejisine doğrudan katkı sağlıyor.

İklim Diplomasisi ve COP31 Hazırlıkları

Enerji alanındaki bu devasa gelişim Türkiye’nin uluslararası arenadaki prestijini de artırıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ev sahipliği için yürütülen hazırlıklar, ülkenin iklim diplomasisinde üstlendiği kritik rolü kanıtlıyor. Yeşil enerji yatırımları ve rüzgar gücünü ikiye katlayacak olan somut projeler, Türkiye’nin küresel iklim hedeflerine olan bağlılığını ve bu alandaki liderlik potansiyelini gözler önüne seriyor.

Hibrit Projeler ve Deniz Üstü Rüzgar Hedefleri

Teknolojik dönüşüm rüzgar enerjisini depolama çözümleriyle birleştirerek 2035 hedeflerini daha gerçekçi kılıyor. Türkiye'de yaklaşık 16 gigavatlık depolama entegreli rüzgar projesi için ön lisans süreçleri tamamlanırken Göktepe Rüzgar Santrali’ndeki batarya sistemi gibi uygulamalar büyük ölçekli depolamanın öncüleri olarak görülüyor. Gelecek vizyonunda deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi de önemli bir yer tutuyor. 2035 yılına kadar 5 gigavatlık bir deniz üstü kapasite hedeflenirken Ege ve Marmara kıyılarındaki potansiyelin özellikle yüzer türbin teknolojisine uygun olduğu değerlendiriliyor.

Güncellenen destek mekanizmaları ve rekabetçi ihale süreçleri sayesinde rüzgar enerjisi, Türkiye’nin 2035 yılındaki enerji bağımsızlığı yolundaki en sağlam dayanaklarından biri olmaya devam ediyor.

Kaynak: AA