Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), 2026 yılı şubat ayına yönelik çelik üretimi, tüketimi ve dış ticaret verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, ocak ve şubat ayındaki toplam üretim miktarı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 4,7 yükseliş kaydederek 6,4 milyon ton olarak belirtildi.

Nihai Mamul Tüketiminde Yükseliş

Şubat ayında nihai mamul tüketimi, yıllık bazda yüzde 11,3 yükselişle 3,2 milyon tona çıktı. Ocak-şubat dönemini içeren iki aylık süreçte ise tüketim, yüzde 4,1 oranında yükselerek 6,7 milyon tona çıktı.

Çelik ürünleri ihracatı şubat ayında miktar açısından yüzde 8,6 yükselişle 1,1 milyon ton olarak açıklanırken, değer açısından ise yüzde 9,2 düşüşle 714,8 milyon dolar seviyesinde kaldı. Yılın ocak ve şubat ayında ihracat, miktar bazında yüzde 13,5 azalarak 2 milyon tona, değer bazında ise yüzde 15,2 düşüşle 1,3 milyar dolara düştü.

İthalat tarafında ise şubat ayında miktar bazında yüzde 9 artışla 1,5 milyon ton, değer bazında yüzde 7,2 artışla 1 milyar dolar seviyesi kaydedildi. Geçen yılın ilk iki ayında yüzde 72,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 69,7'ye düştü.

TZOB Verileri Dikkat Çekti, Mart Ayında 33 Ürün Zamlandı
TZOB Verileri Dikkat Çekti, Mart Ayında 33 Ürün Zamlandı
İçeriği Görüntüle

Pazarlardaki Daralma Devam Ediyor

TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, konuya dair değerlendirmesinde Avrupa Birliği (AB) pazarı ve Orta Doğu'da meydana gelen gelişmelere vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye'nin ikinci en büyük ihracat pazarı Orta Doğu'da jeopolitik riskler ve ekonomik yavaşlama kaynaklı olarak talepte dramatik düşüşler yaşandı ve bölgeye yönelik ihracatımız yüzde 38 azalışla 278,7 bin tona geriledi. Güney Amerika ve BDT ülkelerine yönelik ihracatta kaydedilen sınırlı seviyedeki artışlar, pazar çeşitlendirme açısından olumlu görünüm ortaya koysa da ana ihracat pazarlarında yaşanan kayıplar telafi edilemedi. Avrupa'nın tedarik güvenliğini yeniden yapılandırma eğilimi kapsamında Türkiye'nin 'Made in Europe' yaklaşımına daha fazla entegre edilmesi, Türk sanayisi açısından bir fırsat oluşturuyor. Ayrıca İsrail-ABD ve İran savaşının yol açtığı artan jeopolitik riskler, dünya ticaretini ve çelik ticaretini olumsuz etkiliyor.”

Yayan ek olarak, AB'nin 1 Temmuz'da yürürlüğe girmesi planlanan yeni korunma önlemlerinin sektörde endişeye neden olduğu aktararak, Türkiye'nin "Made in Europe" yaklaşımına entegrasyonunun sanayi için önemli fırsat olduğunu belirtti.

Kaynak: AA