İstenmeyen tüylerden kurtulmak isteyenler için ağda ve epilasyon gibi klasik yöntemlerin yanı sıra, daha konforlu ve acısız alternatifler de mevcut.
Özellikle hassas cilt yapısına sahip olanlar, tıraş gibi cildi tahriş edebilecek uygulamalardan kaçınmak isteyebilir. Bu noktada devreye giren tüy dökücü kremler, hem pratikliği hem de cilt dostu yapısıyla dikkat çeker.
Jel, losyon ya da sıvı formlarda üretilen tüy dökücü kremler, istenmeyen tüylerin kısa sürede yok olmasını sağlayan kozmetik ürünler arasında yer alır. Özellikle bacak, koltuk altı ve bikini bölgesi gibi alanlarda sıkça tercih edilen bu ürünler, kullanıcısına pürüzsüz ve yumuşak bir cilt vadeder.
Tüy dökücü krem uygulamasına geçmeden önce, ürünün ciltle uyumlu olup olmadığını anlamak adına küçük bir bölgede test yapılması önerilir.
Bu sayede ciltte kaşıntı, kızarıklık veya tahriş gibi reaksiyonların önüne geçilebilir. Eğer herhangi bir yan etki gözlemlenmezse, ürünün kullanım talimatına uygun biçimde uygulama yapılabilir.
Genellikle 4 ila 10 dakika arası ciltte bekletilen krem, ardından spatula veya nemli bir bez yardımıyla ciltten arındırılır. Son adımda ise uygulama yapılan alan ılık suyla nazikçe yıkanmalıdır.
Tüy dökücü kremler, epilasyonun acısız bir alternatifi olarak öne çıkarken, her bölgede kullanılmaya uygun değildir.
Bu ürünler yüz, genital bölgenin iç kısmı ve göğüs ucu gibi hassas alanlarda kullanılmamalıdır. Aksi takdirde cilt sağlığı olumsuz etkilenebilir.
Tüylerin kısa sürede dökülmesini sağlayan bu kremler, içerdiği bileşenlerle kılların protein yapısını bozarak etki eder.
Uygulama sonrasında ciltte herhangi bir tahriş oluşmaması için bakım adımlarına da özen gösterilmelidir. Kremle işlem görmüş alan, tamamen temizlendikten sonra yoğun nemlendirici bir ürünle desteklenmelidir.
Cildin nem dengesini yeniden kazanması için bu aşama büyük önem taşır. Ayrıca uygulama sonrası güneş ışığına doğrudan maruz kalmaktan da kaçınılmalıdır.





