Kanadalı sinema dehası adayı genç yönetmen Xavier Dolan’ın sinemayla ilişkisi hiçbir zaman düz bir çizgide ilerlemedi.
Bir dönem “sanat anlamsız, dünya yanıyor” diyerek yönetmenliği bıraktığını ilan eden Dolan, sessizliğini bu kez geri dönüşle bozuyor.
Yaklaşık bir yıl önce sinemadan uzaklaştığını söyleyen yönetmen, Fransız basınına verdiği son röportajda bu kararın artık geçerli olmadığını açıkça ortaya koydu.
Dolan, Cannes 2024’te Un Certain Regard (Belirli Bir Bakış) bölümünde jüri başkanlığı yapmasının ardından, yönetmenlik arzusunun yeniden canlandığını söyledi.
Pandemi öncesinde yazdığı bir senaryoyu yeniden ele aldığını belirten yönetmen, dokuzuncu uzun metrajlı filmi üzerinde çalıştığını da doğrulamış oldu.
Senaryonun bir sayfasını Instagram’da “Sonbahar 2026” notuyla paylaşması ise bu dönüşün resmiyet kazandığını gösteriyor.
Tür Net Değil, Niyet Net
Dolan’ın yeni filmi klasik anlamda bir korku filmi olmayabilir. Yönetmen, projeyi “komik unsurlar barındıran bir tür filmi” olarak tanımlıyor.
Son dönemin yeni modası da bu… Korku, komedi ve farklı türlerin iç içe geçtiği bir yapı….
İşte yönetmen bu tarzı hayata geçirecek. Kısacası Dolan, yine tek bir etiketle yetinmeyen bir işin peşinde.
19. Yüzyıl Paris’i Geliyor
Film, 1880’lerin Paris edebiyat çevrelerinde geçiyor ve çekimlerin de Paris’te yapılması planlanıyor.
Henüz oyuncu kadrosuna dair net bir bilgi yok. Ancak filmin Cannes 2027’de prömiyer yapmasının hedeflendiği konuşuluyor.
Hızlı Yükseliş, Sert Fren, Yeni Perde
2010’larda yirmili yaşlarında arka arkaya filmler çeken Dolan, kısa sürede sinema dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri haline gelmişti.
“Mommy” ile Cannes’da Jüri Özel Ödülü kazanması, bu yükselişin zirvesiydi.
Ancak son dönem filmleri aynı etkiyi yaratmadı. Bu durum Dolan’ı hem eleştirilerin hem de kendi iç sorgulamasının merkezine itti.
Sonuçta sinemanın dahi adayı, birden sanatın anlamsız olduğu teziyle emeklilik kararı aldı. Ama bu karar artık geçmişte kaldı.
Sonuç Olarak
Xavier Dolan geri dönüyor fakat eskisi gibi hızla değil.
Daha temkinli, daha yavaş ve belki de daha bilinçli bir ritimle.
Ayrıca bu film, sadece bir geri dönüş değil; Dolan’ın sinemayla kurduğu ilişkiye yeni bir sayfa açma denemesi olacak.
Başarılı olur mu? Göreceğiz.
Ama şurası net: Dolan, bu kez gerçekten isteyerek geri geliyor.




