Avrupa Birliği genelinde 2030 yılına kadar her sene 22 gigavatlık yeni rüzgar gücünün devreye alınmasıyla kıtanın enerji haritası baştan aşağı yenilenecek.

Sürdürülebilir bir gelecek ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda küresel enerji koridorlarında çok büyük yatırımlar hayata geçirilmeye devam ediyor.

Kıta Genelinde Yenilenebilir Elektrik Üretiminde Sıçrama

Dünya Rüzgar Günü kapsamında Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün en büyük çatı kuruluşu WindEurope tarafından paylaşılan güncel verilerden yapılan derlemelere göre, kıta genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik üretiminin 2030 yılına kadar yüzde 60 oranında devasa bir artış göstermesi öngörülüyor. Son yıllarda küresel iklim değişikliğiyle mücadele stratejilerinde en etkili ve en güvenilir yeşil enerji kaynaklarından biri haline gelen bu endüstri kolu, yatırımcıların da ana odağı konumunda bulunuyor. Bu bağlamda karasal rüzgar enerjisi, temiz kaynak teknolojileri arasında dünyadaki en olgun, maliyet açısından en ekonomik ve operasyonel olarak en yaygın uygulama alanına sahip çözümlerden biri olarak ön plana çıkıyor. Bu alternatif enerji kolu, yüksek temiz elektrik üretme kapasitesi, son derece düşük karbon ayak izi performansı ve ithal fosil kaynaklara olan bağımlılığı minimuma indirme potansiyeli sayesinde çevre mücadelesinde çok büyük avantajlar sunuyor.

2030 Hedefleri Doğrultusunda Gigavat Savaşları Başladı

Avrupa coğrafyasının 2026-2030 dönemini kapsayan yakın zaman diliminde tam 151 gigavatlık yeni rüzgar enerjisi kapasitesini şebekeye bağlaması bekleniyor. Sektörel projeksiyonlara göre kıta genelinde bahse konu olan bu beş yıllık süreçte yaklaşık 117 gigavatlık karasal rüzgar kapasitesinin kurulumu öngörülüyor. Gerçekleştirilen bu yasal ve teknik planlamalar neticesinde, Avrupa'da 2030 yılına kadar sisteme dahil edilmesi amaçlanan toplam kapasite artışlarının yüzde 77'lik gibi çok büyük bir kısmının doğrudan karasal rüzgar projelerinden geleceği tahmin ediliyor.

Avrupa Birliği Ülkelerindeki Yıllık Ortalama Yatırım Hacmi

İleriye dönük projeksiyonlar incelendiğinde, kıta genelinde 2026-2030 yıllarında her sene ortalama 30 gigavatlık yepyeni bir rüzgar enerjisi gücünün devreye alınacağı öngörülüyor. Öte yandan, aynı zaman zarfında sisteme ilave edilmesi hesaplanan toplam 151 gigavatlık devasa kapasitenin 112 gigavatlık aslan payının 27 Avrupa Birliği üyesi ülkede vücut bulacağı tahmin ediliyor. Bu doğrultuda yıllık ortalama üretim artışının sadece Avrupa Birliği sınırları içerisinde 22 gigavat düzeyinde gerçekleşeceği hesaplanıyor. Yaşanan bu yoğun yatırım hamleleri, toplam kurulu rüzgar enerjisi kapasitesini 2030 yılında 439 gigavata kadar fırlatacak. Bahse konu olan bu toplam gücün 366 gigavatlık bölümü karasal santrallerden sağlanırken, kalan 73 gigavatlık kısmı ise deniz üstü rüzgar santrallerinden meydana gelecek. Bununla birlikte istihdam piyasaları da bu büyümeden nasibini alıyor; sektör şu anda doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 443 bin kişiye iş imkanı sağlarken, bu iş gücü sayısının 2030 senesine kadar 607 bin seviyesine tırmanacağı hesaplanıyor.

Ekonomik Ömrünü Tamamlayan Eski Santraller için Yenileme Süreci

Sektörde sadece yeni saha kurulumları yapılmıyor, aynı zamanda teknolojik ömrünü dolduran eski rüzgar santralleri de kademeli olarak devreden çıkarılıyor. WindEurope tarafından aktarılan resmi analizlere göre, 2026-2030 yılları arasında yaklaşık 16 gigavatlık yaşlı kapasitenin sistem dışı kalması bekleniyor. Emekliye ayrılacak bu gücün 8 gigavatlık bölümü için modernizasyon ve yenilenme süreçleri planlanıyor. Bu mühendislik çalışmaları tamamlandığında toplam yenilenmiş kapasitenin tek başına 17 gigavata ulaşacağı öngörülüyor. Kalan diğer 8 gigavatlık yaşlı kapasite ise tamamen kapatılarak elektrik sisteminden kalıcı olarak sökülecek.

Teknik verilere göre, bir rüzgar enerji sahasının modernize edilerek yenilenmesi elektrik üretimini tam 3 katına çıkarırken, sahada dönen türbin sayısını ise yaklaşık üçte bir oranında azaltıyor. Yeni kurulan devasa türbinlerin ortalama güç kapasiteleri incelendiğinde karasal rüzgar santrallerinde 5,2 megavat, deniz üstü projelerinde ise 10,7 megavat olarak kayıtlara geçti. İlerleyen yıllarda, hızla gelişen rüzgar enerjisi teknolojileriyle birlikte bu ortalamaların çok daha yukarı çıkması ve elektrik üretimindeki verimliliğin maksimum düzeye ulaştırılması öngörülüyor.

Paramount, Warner Bros Discovery'yi Satın Almak için Onayı Kaptı
Paramount, Warner Bros Discovery'yi Satın Almak için Onayı Kaptı
İçeriği Görüntüle

Temiz enerji teknolojilerinde yaşanan bu devasa kapasite artışları ve eski santrallerin yüksek verimli sistemlerle yenilenmesi, kıtanın küresel yeşil dönüşümün öncüsü olma kararlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Kaynak: AA