Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarında imar ile ruhsat süreçlerini sadeleştiren ve izin mekanizmalarını hızlandıran yasal düzenleme 24 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak Türkiye'yi kapasite kullanımında dünya dördüncülüğü ve Avrupa liderliğine taşıyan jeotermal enerji yatırımlarının bu muafiyetlerin dışında tutulması sektör temsilcilerinin tepkisini çekti.
Sektör Adına Açıklamayı JED Başkanı Yaptı
Bu tepkilerin sözcülüğünü yapan Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, baz yük kaynağı olan tek yenilenebilir enerji türünün bürokratik engellerle baş başa bırakılmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını söyledi.

Düzenleme öncesinde jeotermal santrallerin de kapsama dahil edilmesi yönündeki taleplerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile EPDK'ya ilettiklerini belirten Kındap, çıkan kararın sektörde hayal kırıklığı yarattığını vurguladı.
“Ayrımcılık Değil Eşitlik İstiyoruz”
Türkiye’nin son 20 yılda yenilenebilir enerjide küresel bir başarı öyküsü yazdığına dikkat çeken JED Başkanı, bu nedenle aynı hedefe hizmet eden kaynaklar arasında ayrım yapılmaması gerektiğinin altını çizerek, “Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken, dünyada dördüncü ve Avrupa’da birinci olduğumuz bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetle bağdaşmadığını ifade ediyoruz. Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz” dedi.



