Eski bir vatman ve otobüs şoförüyken Venezuela'nın en üst makamı olan devlet başkanlığına kadar yükselen Nicolas Maduro, görevi başındayken Amerikan askeri güçleri tarafından yakalanarak New York'a götürüldü.
Dünya siyasetini derinden sarsan bu gelişme, uluslararası arenada çok farklı tepkilerin yükselmesine neden olurken, operasyonun detayları dünyanın bir numaralı gündem maddesi haline geldi.
Maduro New York'taki Gözaltı Merkezine Götürüldü
ABD'nin gerçekleştirdiği operasyonun ardından Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i taşıyan uçağın New York kentinin kuzey bölgesinde yer alan askeri bir üsse iniş yaptığı kaydedildi.
CBS News tarafından paylaşılan bilgilere göre, Maduro ve Flores'in Brooklyn'de bulunan federal düzeydeki Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde tutulması bekleniyor.
Trump'tan Operasyon Sonrası İlk Açıklamalar
ABD Başkanı Donald Trump ise Venezuela'nın başkenti Caracas'a yönelik düzenlenen saldırılar ve Maduro'nun alıkonulmasıyla ilgili Türkiye saatiyle akşam saatlerinde bir basın toplantısı düzenledi.
Dünyanın nefesini tutarak izlediği basın toplantısında, operasyonu İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmemiş bir askeri hamle olarak nitelendiren Trump, amaçlarının Maduro'yu adalete teslim etmek olduğunu savundu.
Trump, ilk saldırının son derece başarılı geçtiğini ve makul bir geçiş süreci tamamlanana kadar ülkeyi yönetmeye devam edeceklerini özellikle vurguladı.
Ayrıca Amerikan petrol devlerinin devreye sokulacağını belirten Trump, "milyarlarca dolar harcayarak petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için para kazanmaya başlayacaklar" diyerek izleyecekleri yol haritası hakkında net açıklama yaptı.
Uluslararası Toplumdan Farklı Tepkiler
ABD'nin dünyayı şaşkına çeviren bu hamlesi çeşitli ülkelerde farklı yankılar uyandırdı.
Türkiye, gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirerek tarafları itidalli davranmaya çağırdı.
Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, mevcut durumun uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmaması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, "Türkiye, Venezuela'nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.
Çin ise ABD'nin eylemlerini hegemonik ve egemenlik ihlali olarak tanımlarken, Rusya operasyonu kınayarak Maduro'nun durumunun derhal açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
Avrupa Birliği ve Fransa da uluslararası hukuk ile Birleşmiş Milletler Şartı'na saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Öte yandan İsrail, ABD'nin özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini savunarak operasyona destek verdi.
Otobüs Şoförlüğünden Devlet Başkanlığına Uzanan Yolu
1962 yılında Caracas'ta doğan Nicolas Maduro, Venezuela'daki siyasi kariyerine genç yaşta Sosyalist Lig üyesi olarak başladı.
Bir dönem otobüs şoförlüğü ve metro vatmanlığı yapan Maduro, sendika başkanlığına kadar yükseldi.
Hugo Chavez'in en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Maduro, Chavez'in ölümünün ardından 2013 yılında yapılan seçimleri kazanarak devlet başkanlığı koltuğuna oturdu.
Görevi süresince ABD ile sürekli gerilim yaşayan ve yüksek enflasyon ile ekonomik krizlerle mücadele eden Maduro, renkli kişiliği ve Filistin davasına verdiği destekle de tanınıyordu.
Müdahale Öncesi Yaşanan Kritik Diplomatik Trafik
Öte yandan operasyonun zamanlaması ve öncesinde yaşanan diplomatik temaslar da dikkat çekici ayrıntıları barındırıyor.
Aralık 2025'te Trump ile Maduro arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, Trump'ın Maduro'dan ülkeyi terk etmesini istediği, Maduro'nun ise küresel af talep ettiği basına yansımıştı.
ABD'nin askeri müdahalesinin, Çinli bir yetkilinin Caracas ziyaretinden sadece saatler sonra gerçekleşmesi ise bölgesel ve küresel güç dengeleri açısından kritik bir detay olarak kaydedildi.





