Ankara'nın tarihi Ulus semtinde Kale duvarlarının yakınında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, bölgenin en önemli kültürel miras noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Restore edilmiş iki klasik Osmanlı yapısını bünyesinde barındıran müze, Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han'dan oluşuyor.
Mahmut Paşa Bedesteni'nin 1464-1471 yılları arasında inşa edildiği tahmin ediliyor. Kurşunlu Han ise Fatih Sultan Mehmet döneminde vakıf eseri olarak yapıldığı biliniyor. Uzun yıllar atıl kalan bu yapılar Atatürk'ün vizyonuyla Anadolu'dan toplanan eserlerin sergileneceği bir müzeye dönüştürülüyor. Uzun süren onarım çalışmalarının ardından 1968'de bugünkü halini alan müze 1997'de İsviçre'de 68 aday arasından "Avrupa'da Yılın Müzesi" seçilerek uluslararası alanda büyük bir başarıya imza atıyor.
Paleolitik'ten Günümüze Kronolojik Yolculuk
Müzede Paleolitik Çağ'dan günümüze uzanan Anadolu arkeolojisi kronolojik bir düzenle sunuluyor. Paleolitik Çağ bölümünde avcı-toplayıcı döneme ait taş aletler ve yaşam izleri yer alıyor. Neolitik Çağ bölümünde ilk köy yerleşimleri ve Çatalhöyük'ün eşsiz duvar resimleri sergileniyor. Kalkolitik Çağ'da Hacılar ve Alişar'dan gelen eserler maden işçiliğinin doğuşunu gözler önüne seriyor.
Erken Tunç Çağı bölümünde Alacahöyük ve Horoztepe krallarına ait altın, gümüş ve tunç törensel objeler dikkat çekiyor. Asur Ticaret Kolonileri bölümünde Anadolu'da yazılı tarihin başladığı döneme ait çivi yazılı tabletler ve mühürler görülebiliyor.
Hitit Dönemi'nde mühür baskılar ve diplomatik yazışmalar yer alırken Frig Dönemi'nde Gordion tümülüslerinden çıkan ahşap ve maden işçiliğinin zirve örnekleri sergileniyor. Urartu bölümünde kemerler, takılar ve görkemli aslan heykeli ziyaretçileri karşılıyor. Müzenin giriş kısmında ise Hitit ve Frig dönemine ait devasa taş bloklar ve kabartmalar yer alıyor.
Anadolu'nun zengin geçmişini tek çatı altında sunan müze dünyadaki sayılı müzeler arasında gösteriliyor.





