Ankara’nın kalbinde yükselen Güvenpark Anıtı, sadece bir yapı değil, Türk milletinin güven ve kararlılığının sembolü. 1935’te tamamlanan bu anıt polis ve jandarmaya olan güveni, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndaki cesur arkadaşlarını ve Cumhuriyet’in aydınlık vizyonunu temsil ediyor.
Tarih Boyunca Gurur Dolu Bir Sembol
Güvenpark Anıtı, Avusturyalı sanatçılar Anton Hanak ve Joseph Thorak’ın ustalıkla şekillendirdiği bir başyapıt. Hanak’ın 1934’teki vefatından sonra Thorak tarafından 1935’te tamamlanan anıt, Kızılay Meydanı’nda yükselerek Cumhuriyet’in ilk yıllarının gücünü ve aydınlık vizyonunu temsil ediyor.
Güvenpark Anıtı’nda Nesiller Arası Emanet

Güvenpark Anıtı’ndaki iki erkek heykeli, ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken bölümü oluşturuyor. Her ikisi de güçlü ve kuvvetli olarak tasarlanmış olan figürlerden biri yaşlı, diğeri ise genç bir erkek olarak betimlenmiştir.
Silah taşıyan bu figürler, yalnızca kuvveti simgelemiyor yaşlı figürün ülkeyi savunmuş, görevini tamamlamış olmasının ardından, genç figüre miras bıraktığını vurguluyor. Böylece anıt, “Ülkeyi koruyan bir nesil şimdi geleceği gençlere emanet etmiştir” mesajını gurur ve anlamla gözler önüne seriyor.
Heykeller ve Kabartmalarla
Kızılay yönüne bakan güçlü genç erkek heykelleri güveni ve cesareti simgeliyor. Kaide üzerindeki Atatürk sözleri, “Türk, Öğün, Çalış, Güven”, her bakışta bir ilham kaynağı. Anıtın diğer yüzlerinde Türk polis ve jandarmasının halkın huzuru için verdiği özveri kabartmalarla anlatılıyor.
Güvenpark Anıtı’nın etrafındaki kabartmalar, adeta Kurtuluş Savaşı’ndan sahneleri gözler önüne seriyor. Anıtın diğer yüzlerinde ise demir döven ustalar, sanat ve ilimle uğraşan kişiler ile tarım yapan çiftçilerin figürleri yer alıyor.
Zorluklara Karşı Dimdik Ayakta

Güvenpark Anıtı, 2013 protestoları ve 2016 darbe girişiminde zarar görse de, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin özenli bakımlarıyla dimdik ayakta. Her çizik, her kabartma, bu milletin dirayetini ve gururunu simgeliyor.
Güvenpark Anıtı, ziyaretçilere sadece tarih değil, aynı zamanda gurur ve ilham sunuyor. Burada durup Atatürk’ün sözlerini okumak, heykellerin ve kabartmaların etkileyici detaylarını görmek, Türk milletinin güven ve kararlılığına tanıklık etmek demek.




