Ankara’da sıkça duyulan Plevne ismi, aslında tarihin en önemli direnişlerinden birine dayanıyor. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yaşanan Plevne Savunması, Osmanlı ordusunun zorlu şartlar altında verdiği mücadeleyi temsil ediyor. Bu tarihsel miras, bugün Ankara’da cadde ve mahalle isimleriyle yaşamaya devam ediyor.
Plevne İsminin Kökeni ve Tarihi Anlamı
Plevne Caddesi, Ankara’nın en hareketli ve yaşayan mahalle dokularından birini yansıtan önemli bir hat olarak öne çıkıyor. Büyük bulvarların aksine daha yerel, daha samimi bir atmosfere sahip olan cadde konutlar, küçük esnaf, hastaneler, marketler ve günlük ihtiyaçları karşılayan işletmelerle dolu...
Ankara Plevne Caddesi adını 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Osman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun gösterdiği direnişten alır. Bu direniş, Bulgaristan’daki Plevne şehrinde gerçekleşen ve tarihe geçen savunma mücadelesidir.
Bugün Ankara’da Plevne adı sadece bir cadde ile sınırlı değil. Mamak ve Altındağ ilçelerinde farklı noktalarla anılan bu cadde aynı zamanda Sincan ilçesine bağlı Plevne Mahallesi ile de şehrin hafızasında yer buluyor.
Tarih sayfalarına 'Plevne Kuşatması' olarak geçen süreç, 19 Temmuz 1877 ile 10 Aralık 1877 tarihleri arasında yaşandı. Gazi Osman Paşa komutasındaki Osmanlı birlikleri, Rus ve Rumen ordularına karşı yaklaşık 145 gün boyunca direnerek dikkat çekici bir savunma sergiledi.
Kritik Muharebeler ve Direnişin Seyri

Plevne’de yaşanan üç büyük muharebe, savunmanın gücünü ortaya koydu. Özellikle ikinci ve üçüncü muharebelerde Osmanlı ordusu önemli başarılar elde etti. Buna rağmen kuşatma giderek daraldı ve Rus ordusu daha fazla güçle saldırılarını sürdürdü.
Osman Paşa’nın stratejik hamleleri dikkat çekse de, iletişim sorunları ve destek eksikliği sürecin seyrini etkiledi. Son aşamada kuşatma tamamen sıkılaştı ve Osmanlı birlikleri ağır şartlarla karşı karşıya kaldı.
Yiyecek ve mühimmatın tükenmesiyle birlikte Osman Paşa, 10 Aralık 1877’de yaklaşık 40 bin asker ve siville birlikte teslim oldu. Bu teslimiyet, büyük bir askeri yenilgi olarak görülse de direnişin kendisi tarih boyunca saygıyla anıldı.




