Ankara’nın Altındağ ilçesinde yer alan Sabuni Mescidi, bölgenin en önemli kültürel mirasları arasında yer alıyor.
Tarihi mescidin tam olarak ne zaman inşa edildiği bilinmiyor. Yapının mimari özellikleri incelendiğinde 14. veya 15. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Tarihi mescidin El Hac Hasan tarafından yaptırıldığı biliniyor.
Kare planlı olarak inşa edilen yapı, taş kaide ve ahşap hatıllar üzerine yerleştirilen kerpiç duvarlardan oluşuyor. Kırma çatının üzeri kiremitlerle kaplanıyor. Yanları kapalı, ön bölümü açık olan son cemaat yeri ise dört ahşap direk tarafından taşınıyor.
İbadet alanına son cemaat yerinden, yenilenmiş sade bir ahşap kapıyla giriliyor. Mescidin ceviz ağacından yapılan özgün çift kanatlı ve çok tablalı kapısı ise bugün Etnografya Müzesi'nde sergileniyor. Kapının, 14. ve 15. yüzyıl ahşap oyma sanatının önemli örneklerinden biri olduğu değerlendiriliyor.
Mescidin iç kısmında, devşirme Dor tipi sütun başlıklarının taşıdığı iki silindirik ahşap sütun bulunuyor. Profilli yastıklar üzerine yerleştirilen ahşap hatıllar, iç mekanı mihraba dik olacak şekilde üç bölüme ayırıyor. Hatıllara dik olarak yerleştirilen kirişleri ise profilli konsollar destekliyor. Kirişlerin arasında üçgen şekiller oluşturan çıtalar bulunuyor. Bu çıtaların üzerinde kalem işi süslemeler yer alıyor.
Mescidin mihrabı, kalıplama yöntemiyle alçı malzeme kullanılarak yapılıyor. Stalaktit nişli mihrabın, geçmişte yapılan bir restorasyon sırasında daraltıldığı tahmin ediliyor. Mihrap yüzeyinde geometrik ve yıldız şeklindeki motifler bulunuyor. Üst bölümünde ise palmet motiflerinden oluşan bir süsleme yer alıyor. Mescitte bulunan minberin ise daha yakın bir döneme ait olduğu belirtiliyor.
Zamanla yıpranan tarihi Sabuni Mescidi, 2008 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçiriliyor.




