Ankara'nın gastronomi kültüründe ikram denince akla gelen ilk markalardan biri olan ASPAVA, kökenlerini Türk spor tarihinin önemli ismi Mahmut Atalay’ın görüşünden almaktadır. 1968’de Meksika Olimpiyatları'nda altın madalya kazanarak adını dünya spor tarihine duyuran milli güreşçi Mahmut Atalay, emekli olduktan sonra başlattığı bu akımla Ankara’nın sosyal hayatında unutulmaz bir iz bıraktı.

Aslen Çorumlu olan Mahmut Atalay, kariyeri süresince kazandığı Dünya ve Olimpiyat şampiyonluklarının ardından Ankara’ya yerleşti. Sporculuk hayatındaki disiplini ve mütevazılığı ticaret hayatına aktaran Atalay, "Allah Sağlık Para Afiyet Versin Amin" duasının baş harflerinden meydana gelen ASPAVA markasını kentin kültürel belleğine kazıdı. Ankara’nın ilk ASPAVA restoranlarını kuran Atalay, geleneksel döner sunumuna salata, cacık, patates kızartması ve irmik helvası gibi ücretsiz ikramları dahil ederek günümüzde tüm şehre yayılan ikram kültürünü başlatan kişi oldu.

ASPAVA’nın Ankara’da bir geleneğe dönüşmesindeki en büyük etken, Atalay’ın sporcu ahlakıyla biçimlendirdiği esnaflık kültürüydü. Atalay’ın izinden giden birçok milli güreşçinin de sektöre giriş yapmasıyla birlikte Ankara sokakları "güreşçi dükkanı" olarak bilinen güvenilir ve cömert sofralarla donatıldı. Günümüzde Ankara’nın hemen her yerinde yaşayan bu lezzet mirası, bir spor kahramanının şehrin sosyal yaşamına bıraktığı en değerli emanetlerden biri olarak değerlendirilmektedir.





