Başkent Ankara, köklü tarihi camilerinin yanında yakın dönemde oluşturulan ve mimari konseptleriyle dikkati çeken ibadethaneleriyle de dikkat çekmektedir. Çankaya ilçesinin Söğütözü semtinde, merkezi bir konumda bulunmasına karşın birçok kişi tarafından keşfedilmeyi bekleyen Başyazıcıoğlu Camii, bu eserlerin başında sıralanmaktadır. Mimari yapılarındaki benzerlik nedeniyle bölge halkı tarafınca "Medine Camisi" olarak isimlendirilen bu özel yapı, kutsal topraklara yönelik izleri ve içerdiği tarihi emanetleri Ankara'nın merkezine ulaşmaktadır.

Ankara'da Gazeteciler için Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Eğitimi Başlıyor
Ankara'da Gazeteciler için Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Eğitimi Başlıyor
İçeriği Görüntüle

Mescidi Nebevi'nin On Kat Küçültülmüş Şablonu Söğütözü'nde Yükseliyor

Başyazıcıoğlu Camii'ni benzerlerinden ayıran en önemli faktör, Suudi Arabistan'ın Medine kentinde yer alan Mescid-i Nebevî’nin mimari ölçüleri esas alınarak, tam 10 kat küçültülmüş bir model olarak inşa edilmesidir. Büyük yeşil kubbesiyle uzak mesafelerden dahi görülebilen caminin iç mimarisinde, Medine tarzını gösteren 3 büyük sütun ve kubbe detayları bulunmaktadır. Caminin tavan işçiliğinde yer alan 10 kollu Selçuklu yıldızı motifi ile duvarları süsleyen muhteşem çini sanatı örnekleri, İslam mimarisinin farklı dönemlerine ait estetik düşünceyi tek bir çatıda buluşturmaktadır.

Asırlık Kabe Örtüsü Girişte Sergileniyor

İç tasarımıyla konuklarını manevi bir yolculuğa çıkaran yapının içerisinde çok sayıda önemli detay vardır. Caminin giriş kısmında, 1912 yılında Osmanlı Sultanı 5. Mehmet Reşat tarafından yaptırılan asırlık Kâbe örtüsü sergilenmektedir.

Bununla beraber caminin zemininde, Hz. Muhammed'in kabrinden ve İslam tarihinin ilk yatılı eğitim merkezi olarak değerlendirilen Ashab-ı Suffa’dan getirilen özel halıların bulunması, ibadethanenin manevi değerini artırmaktadır.

Muhabir: Sibel Bay