Ankara’nın Çamlıdere Barajı çıkışında, E-89 otoyolu yakınlarındaki dik yamaçlarda bulunan Alicin Jeositi, Trabzon’daki Sümela Manastırı’nı andıran mimarisiyle doğa ve tarih ilgililerinin dikkatini çekmektedir. Kalemler Köyü eski pazar yolu aşağısında, 140 metre derinliğindeki bir vadinin yamacında konumlanan yapı, yerden 70 metre yükseklikteki duruşuyla bölgenin en gizemli jeositlerinden biri olarak bilinmektedir.
Halk arasında bu mağaraların 19. yüzyılın ikinci yarısında yaşadığı belirtilen "Cin Ali" adlı bir eşkıya tarafından inşa edildiği anlatılsa da tarihçiler ve arkeologlar yapının çok daha köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade etmektedir. Aglomeralar içerisindeki doğal boşlukların önü kapatılarak meydana getirilen yapının, stratejik konumu ve görüş açısı sebebiyle Roma dönemine ait bir güvenlik kulesi veya gözetleme merkezi olma olasılığı daha ağır basmaktadır. Yapının içinde herhangi bir dini ikonografi, fresk veya sosyal yaşam bulgusuna saptanmaması, buranın bir ibadethaneden öte askeri amaçlı kullanıldığını akla getirmektedir.
Yerden yaklaşık 15 metre yükseklikteki ana giriş bölümü ve sarp kayalara tutunmuş görüntüsüyle "Mini Sümela" olarak adlandırılan yapı, profesyonel dağcılık donanımı olmadan erişilmesi olanaksız bir noktada yer almaktadır. Yapının çevresi, vadi tabanındaki Soğulcuönü Çeşmesi ve doğal bitki örtüsüyle kampçılar ve doğa yürüyüşçüleri için eşsiz bir fiziksel yapı oluşturmaktadır. Ankara'nın jeolojik miras listesinde önemli bir kaplayan Alicin Jeositi, yüksek adrenalinli tırmanış sporları ve doğa fotoğrafçılığı için Ankara’nın gizli kalmış değerleri arasında gösterilmektedir.




