Atomik ve atom altı düzeye göre dokunma kavramı bizim bildiklerimizden çok daha farklıdır. Tüm maddeleri oluşturan atomlar ve moleküller, çekirdeklerin etrafında dönen elektronlara bağlıdır. Bu elektronlar ise kuanta olarak bilinen dalgalar gibi hareket ederek ikili özellikler sergiler.
Gün içerisinde iş yaşamımızda klavyedeki tuşlara basmak gibi bir nesneye dokunmak için yaklaştığımızda, farklı ve karmaşık bir süreç ortaya çıkar. Parmak uçlarımız nesneye yaklaştıkça nesnenin atomları elektromanyetik yükleri nedeniyle birbirini itmeye başlar.
Bu olgu elektronların kuantum doğasından kaynaklanmaktadır. Öyle ki parmak ucumuzun deforme olmasına neden olur. Ayrıca elektronların aynı anda aynı alanı işgal edememesinin de bir sonucu olarak açıklanabilir.
Elektron dalgaları, çekirdekten yalnız dalga boylarının katları olan belirli mesafelerde var olabilir. Sonuç olarak iki nesne birbirine yaklaştığında en dışta bulunan elektronlar birbirinden geçemez veya daha düşük enerji seviyelerine geçemezler.
Bu elektron itişinin yarattığı kuvvetle beraber parmak uçlarımız moleküler bağlara dokunarak deforme olur. Bastırmaya devam ettikçe elektron itişinin kümülatif etkisi sonunda klavye tuşu gibi nesnenin direncinin üstesinden gelerek bastırılmasına neden olur. Biz bu yaşanan tüm olayları ise dokunmuş olarak algılarız.
Dokunma hissimiz, elektron dalgaların itici gücü ile ortaya çıkar ve basit bir süreçten daha da karmaşıktır.
HABER MERKEZİ





