Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin enflasyonist etkileri ECB üzerinde baskı oluştururken uzmanlar bankanın haziran toplantısında strateji değişikliğine gidebileceğini vurguluyor.
Enerji Maliyetleri Enflasyon Senaryolarını Altüst Etti
Piyasalarda kısa vadede ECB’nin politika faizlerini sabit bırakacağı beklentisi öne çıkarken, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler, petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanan hareketlilik ile enflasyon görünümüne ilişkin riskleri artırıyor. Analistler, enerji maliyetlerindeki yükselişin kalıcı hale gelmesi durumunda Avro Bölgesi’nde dezenflasyon sürecinin yavaşlayabileceğini, bunun da ECB’nin para politikası patikasında değişikliğe yol açabileceğini ifade ediyor.
ING Group Başekonomisti Peter Vanden Houte yaptığı değerlendirmede, "Zira ECB Başkanı Christine Lagarde, mart ayındaki basın toplantısında ECB’nin özellikle firmaların satış fiyatı beklentilerine büyük önem vereceğini belirtti. Bu nedenle piyasalar, ECB’nin gelecekteki enflasyon risklerine ilişkin değerlendirmelerine dair herhangi bir ipucuna büyük ilgi gösterecek. Şu anda istikrar sağlanmış olsa da bu yılın ilerleyen dönemlerinde faiz artışı olasılığı açıkça artmıştır" dedi.
Uzmanlardan Haziran ve Temmuz için Artış Uyarısı
Rabobank Kıdemli Makrostratejisti Bas van Geffen, enerji piyasalarındaki durumun nisan ayı için aciliyet oluşturmadığını ancak ilerleyen süreçte maliyet şoklarının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Geffen, "Enerji fiyatları, büyüme ve enflasyona ilişkin kendi tahminlerimiz, ECB’nin olumsuz senaryosuyla benzerlik göstermektedir. Bu durum muhtemelen bir ya da iki faiz artışı gerektirecektir. ECB’nin güncellenmiş tahminleri alacağı haziran ayında bir faiz artışı öngörüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
ABN AMRO ekonomisti Jan-Paul van de Kerke ise enflasyondaki artışın yönetilebilir düzeyde kalacağını ancak haziran ve temmuz toplantılarında yapılacak artışlarla mevduat faizinin yüzde 2,50 seviyesine yükselebileceğini öngördü.
İkinci Dalga Enflasyon Riski
Natixis Avrupa Makro Araştırmalar Başkanı Alain Durre, ECB’nin finansal koşullardaki sıkılaşmayı ve piyasa beklentilerini mercek altına alacağını vurguladı. Durre, "Zayıf büyüme ivmesi göz önüne alındığında ve savaşın haziran ayına kadar sona ereceği varsayımıyla temel senaryomuz, önümüzdeki haziran toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı yönündedir. Ardından ECB’nin 2026 yılının geri kalanında faizleri sabit tutmasını bekliyoruz. Lagarde’ın da enflasyon beklentilerini kontrol altına almaya yönelik şahin tonda mesajlar verebileceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Commerzbank Kıdemli Ekonomisti Marco Wagner ise özellikle ikinci tur etkilerin uzun vadede enflasyonu yukarı çekmeye devam etmesi durumunda faiz artış ihtimalinin masada kalacağını hatırlattı.
Küresel enerji arzındaki darboğaz ve jeopolitik gerginlikler, Avrupa ekonomisi üzerindeki baskıyı artırarak para politikasında yeni bir sıkılaşma döneminin kapısını aralıyor.





