AYM (Anayasa Mahkemesi), Türk futbol tarihinin en karanlık gecelerinden biri olan Fenerbahçe takım otobüsüne yönelik 4 Nisan 2015’teki silahlı saldırıya ilişkin davada son sözü söyledi.
Futbolcular ve kulüp çalışanlarının "yaşam hakkı ihlali" gerekçesiyle yaptığı başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, soruşturma sürecinde hukuki bir ihlal bulunmadığına karar verdi.
Hukuki Süreç Nasıl Başladı?
Fenerbahçe kafilesinin, Süper Lig’in 26. haftasında 4 Nisan 2015’te deplasmanda oynadığı ve 5-1’lik galibiyetle ayrıldığı Çaykur Rizespor maçı dönüşü Trabzon’da kurşunlanmasıyla başlayan süreç, hukuk mücadelesiyle devam etmişti.
Olaya ilişkin davada yerel mahkemenin yaklaşık 5,5 yıl sonra verdiği "takipsizlik" kararının ardından, aralarında futbolcular ve kulüp görevlilerinin de olduğu bazı Fenerbahçeliler, soruşturmanın etkili yürütülmediğini savunarak, "yaşam hakkının ihlal edildiği" iddiasıyla dosyayı AYM’ye taşımıştı.
22 Nisan’daki gündem toplantısında dosyayı esastan inceleyen AYM, yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verse de esas yönünden yaptığı incelemede Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediği sonucuna vardı.
Ne Olmuştu?
4 Nisan 2015'te oynanan Çaykur Rizespor maçının ardından yola çıkan Fenerbahçe kafilesi, Trabzon Havalimanı'na giderken kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından silahlı saldırıya uğramıştı.
6 Nisan 2015 tarihinde yani eylemin iki gün sonrasında Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı’nın açıklamasında şu ifadeler yer almıştı:
"4 Nisan 2015 gecesi Rize’den Trabzon Havalimanı’na gitmekte olan ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün mensuplarını taşıyan otobüse saat 22.00 sıralarında muhtemelen av tüfeğiyle ateş edilmiştir. Olayda araç sürücüsü başından yaralanmış, araçta maddi hasar meydana gelmiştir. Araç sürücüsünün baş kısmından muhtemelen av tüfeğinden atıldığı düşünülen saçma nüvesi çıkarılarak incelenmek üzere el konulmuştur. Araç sürücüsü geçici doktor raporuna göre hayati tehlikeye maruz kalmıştır. Halen genel durumu iyi olduğu bilgisi alınmıştır. Olay mahallinde delil olma ihtimali olan materyaller ve bir adet av tüfeği bulunmuştur. Bunlar üzerinde kriminal incelemeler devam etmektedir. Ayrıca olayla ilgili geniş kapsamlı incelemeler yapılmaktadır. Somutlaştığında kamuoyuna ayrıca bilgi verilecektir. Adli yönden şüpheli veya şüpheliler hakkında Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığı’nda silahla adam öldürmeye teşebbüs ve olası kast ile birden fazla kişiyi öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme suçlarından soruşturma başlatılmıştır. Olayla ilgili olması muhtemelen her türlü delil başsavcılığımızca değerlendirilmektedir. Olaydan hemen sonra Trabzon Cumhuriyet Başsavcı Vekilimiz ve Sürmene Cumhuriyet Savcımız olay yerine giderek incelemelerde bulunmuş, yapılması gerekenler için ilgililere talimatlar verilmiştir. Basına da yansıdığı gibi internet ortamındaki tehdit mesajları bulunan M.D. isimli şahız gözaltına alınmış, halen soruşturması devam etmektedir. Olayın aydınlatılması ve faillerin belirlenip yakalanması için bu aşamada fazla bilgi paylaşılması sakıncalı olduğundan kamuoyunun anlayışını bekler, gerektiğinde başkaca bilgilerin Cumhuriyet Başsavcılığımızca kamuoyuyla paylaşılacağı hususunu bilgilerinize sunarım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kınadığımı İfade Etmek İstiyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise olaydan sonra yaptığı açıklamada, “Fenerbahçe’ye yapılan silahlı saldırıyı şiddetle kınadığımı ifade etmek istiyorum. Saldırıda yaralanan otobüs şoförümüze Allah’tan acil şifalar diliyorum. Fenerbahçe Spor Kulübümüze, sporcularımıza, taraftarlarımıza ve tüm milletimize geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum” ifadelerini kullanmıştı.
Sebahattin Öztürk: Bu Menfur Saldırının İzahı Yoktur

Yine dönemin İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, suç delillerinin ellerinde olduğunu ve faillerin kısa süre içinde yakalanacağını açıklamış, o dönem için güvenlik açısından liglerin ertelenmesini ve tatil edilmesini gerektirecek bir durum olmadığını söylemişti.
Bakan Öztürk, Fenerbahçe camiasına geçmiş olsun dileğinde bulunarak, “Derede bir tüfek bulundu. Bulundukları yeri arkadaşlarımız aşağı yukarı tespit etmişlerdir. Şu an itibarıyla size söyleyebileceğim en önemli husus; suç delillerinin önemli bir kısmının elimizde olduğu ama failin henüz elimizde olmadığıdır. Fenerbahçe spor camiasına geçmiş olsun diyorum. Stadyumlardaki maçların ertelenmesi konusu federasyonumuzun alanına giriyor. Ama bence Türkiye’de güvenlik bakımından ertelenmeyi veya iptal etmeyi gerektirecek bir durum yoktur. En kısa zamanda failinin bulunmasıyla bu meselenin açıklığa kavuşacağına inanıyorum. Böyle bir güzide kurumumuza yapılmış olan bu menfur saldırının izahı yoktur, akılla izah edilecek bir tarafı yok, taraftarlıkla da izah edilecek bir durumu yok. Böyle şeyler oluyor ama olduğu takdirde de gerekenler yapılacaktır” diye konuşmuştu.
Akif Çağatay Kılıç: Bunu Hiçbir Şekilde Kabul Etmiyoruz

Dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç da sıcağı sıcağına yaptığı açıklamada olayı alçakça bir saldırı ve insanlık dışı davranış olarak niteleyerek, "Valimiz açıklama yaptı. Maalesef yüzüne isabet eden kurşun yarası olduğuna dair elimizde bilgi var. Ne olduğu, tam olarak yapılan incelemelerden sonra ortaya çıkacak. Bu akşam yapılan alçakça saldırı, tamamen bir insanlık dışı davranıştır. Hiçbirimiz bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bunu yapanların da sporla, taraftarlıkla ilgisi yoktur. Tüm spor camiamızın, medyasından yöneticisinden futbolcusundan herkes bir olarak, beraber olarak karşısında en şiddetli ve birlik beraberlik içinde durmamız gerekiyor. Sayın Emniyet Müdürümüz ve Sayın Valimiz ile görüşmemiz oldu. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızı bilgilendirdik. Bunu yapanların en kısa sürede ortaya çıkması lazım. Emniyetimiz şu anda çalışıyor. Bunu yapanların kim olduğu ortaya çıktıktan sonra tüm resim ortaya çıkacak. Burada medyaya da büyük görevler düşüyor. Birlik içinde, buna karşı en ağır şekilde tepkimizi göstereceğiz ve inanıyorum ki bundan sonra böyle olaylar yaşanmayacak" demişti.
Bekir Bozdağ: Fail/Failler Yargıya Hesap Verecek

Olayın hemen ardından dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda "Güvenlik güçlerimiz, bu karanlık saldırıyı bütün boyutlarıyla aydınlatacaktır. Fail/failler yargıya hesap verecek, hak ettikleri cezayı da alacaklardır" açıklamasında bulunmuştu.
“Barış ve kardeşlik olan spora şiddet, silah, terör bulaştıranlar, hem spora, hem kardeşliğimize/birliğimize hem de ülkemize ihanet etmiş sayılır” diyen Bozdağ ayrıca “Fenerbahçe Spor Kulübümüzün futbolcularını taşıyan otobüse yapılan saldırıyı ve saldırganı/saldırganları şiddetle kınıyorum/lanetliyorum" diyerek paylaşım atmıştı.
Fenerbahçe TV’deki "4 Nisan Özel Yayını”

Dönemin Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeleri Fethi Pekin ve Can Gebetaş ile kulüp avukatlarından İrfan Coşkun, 4 Nisan 2015’te yaşanan ve dava dosyasında henüz hiçbir sonuca ulaşmamış takım otobüsünün kurşunlanma olayıyla ilgili Fenerbahçe TV’de 4 Nisan 2023 tarihli "4 Nisan Özel Yayını"nda açıklamalarda bulunmuştu.
İrfan Coşkun: 2 Adet Asli 3 Adet Tali Şüpheli Tespit Ediliyor
Av. İrfan Coşkun, programda yaptığı konuşmada, soruşturma savcılığı ve kolluk kuvvetlerinin olayın olduğu andan itibaren çok detaylı ve titiz bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek, “Dosya içerisinde soruşturma savcılığı ve kolluk kuvvetleri iki asli, üç adet de tali olarak değerlendirebileceğimiz şüpheli tespit ediyorlar. Bu şüphelilerin isimlerini, hangi aşamalarda eylemde bulunduklarını ve eylem içerisindeki görevlerini tespit ediyorlar. Bunları da HTS kayıtlarıyla ve yan delillerle birlikte dosyaya ekliyorlar. Bu başlangıç çalışmasından sonra 10 Nisan 2015 tarihinde soruşturma savcılığı ve kolluk kuvvetleri bir fezleke hazırlanıyor. Her olayda olduğu gibi. 4 Nisan akşamı olay oluyor, 10 Nisan’da fezleke hazırlanıyor ve soruşturma savcılığı bu fezlekede şüphelilerin tespit edildiği ve bu şüphelilerin adam öldürmeye teşebbüs suçunu işlediklerini tespit ediyor ve buna istinaden 2 asli şüpheli tutuklanma talebiyle Sulh ve Ceza Hakimliğine sevk ediliyor” bilgilerini vermişti.
Dosyaya müdahalenin bu aşamadan itibaren başladığını öne süren Av. İrfan Coşkun sonrasında açıklamalarına şöyle devam etmişti:
“Bununla da kalmıyor dosyaya gizlilik kararı veriliyor. Suçtan zarar görenler, o anda otobüsün içinde bulunan şahıslar da dahil olmak üzere hiç kimse dosyadaki gelişmelerden haberdar olmayacak. Dosyaya giren delil ve belgelerden haberdar olmayacak. Ne zamana kadar, soruşturma sonuna kadar. Bizim dosyamızda da tutuklama talebinin reddi ile gizlilik kararı oluşturuluyor. Dosyaya erişim engelleniyor.”
“Hakim 15 Temmuz Darbe Girişimi Sonrası Hapis Cezası Aldı”
Dönemin yönetim kurulu üyesi Fethi Pekin de programda dikkat çekici bir açıklama yaparak, “Tutuklama talebinin ret kararını veren ilgili Sulh ve Ceza Mahkemesi hakimi 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kanun hükmünde kararname ile ihraç edildiğini ve örgüt üyeliğinden tutuklanarak yargılama sonrasında hapis cezası aldığını ifade etmek istiyorum” bilgisini paylaşmıştı.
Olay Yerinde Bulunan Tüfek ve Şüphelilerin HTS Kayıtları
Programda tekrar söz olan kulüp avukatı İrfan Coşkun, olayda kullanılan tüfeğin olay mahalline 200 metre mesafede bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu tüfekle ilgili de ilginç bir durum var. Şüphelilerden bir tanesinin daha önceki sosyal medya paylaşımlarında bu tüfeğe benzer bir tüfekle paylaşımlarının olduğu emniyet mensupları tarafından tespit ediliyor. 7 Nisan 2015 tarihli araştırma ve delil tespit tutanağının 4 numaralı maddesinde ‘Elinde bulunan av tüfeğinin 13 numaralı fotoğrafta olay yerinde ele geçirilen tüfeğin yapısıyla benzerlik gösterdiği anlaşılmıştır.’ şeklinde emniyetin delil ve araştırma tespit tutanağında tespit ediliyor. Ama savcılık ne hikmetse bunun üzerinde de bir araştırma yapmıyor. İfadeden öte bir tespit bu” değerlendirmesini yapmıştı.
O gece yaşanan eylemin saat 22.18’de gerçekleştirildiğini söyleyen Coşkun, “İki şüpheli arasında 22.16’da 3 ayrı zaman dilimi içerisinde görüşme gerçekleştiriliyor. Asıl önemli nokta da bu görüşmenin olay yerine yakın bir yerde gerçekleştirildiği baz istasyonundan alınan frekanslardan tespiti yapılıyor. Sizin de bahsettiğiniz gibi birisi takipte, birisi olay yerinde beklemekte. Peki, bunu nasıl çıkacağız? Biz, takipsizlik kararından sonra 5-10 günlük kısıtlı bir sürede bu bilgilere ulaştık. Aslında bu bilgileri biz kendimiz bulup itiraz dilekçemize eklemedik. Soruşturma aşamasında savcılığın ve kolluk kuvvetlerinin tespit ettiği hususlar bunlar. Şu şekilde bir olay var, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğünün raporu söz konusu: Trabzon Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nün 8 Nisan 2015 tarihli 2015/126 sayılı yazısında; şüphelinin internet ve YouTube görüntüleri incelendiğinde şahsın avcılık yaptığı 4.4.2015 günü saat 22.15 sıralarında meydana gelen olayın ertesi günü olay yerine yaklaşık 200 metre mesafede suç delili olarak bulunan Zarife marka kundak kısmı ağaç kaplamalı süper pose av tüfeğinin çok benzerini kullandığı görülmüş. Bu nedenle olayın meydana geliş sırasında diğer şüpheli şahsın Rize ilinden konvoyu takiple Sürmene ilçesi girişine kadar geldiği, zaman zaman şüpheliler arasında konum hakkında telefon ile bilgi verildiği ve ikinci şüphelinin ise olayın meydana geldiği yerde bekleyerek olayı gerçekleştirmiş olabileceği değerlendirilmiştir.’ 8 Nisan 2015 tarihinde Trabzon Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nün yazısında ortaya konan tespittir" açıklamalarında bulunmuştu.
Fethi Pekin, “Anayasa Mahkemesi’ne müracaat ettik”
Yönetim Kurulu üyesi Fethi Pekin programda yaptığı değerlendirmelerde ayrıca “Dile kolay 8 sene olmuş. Bunun 5,5 senesi bir gizlilik kararıyla devam eden bir süreç. Ancak İrfan Beyin de ifade ettiği gibi aslında en önemli kısmı ilk 1-2 haftada yerine getirilmiş, gayet iyi ve titiz çalışmayla yerine getirilmiş, fezleke hazırlanmış, tutuklama talebi olmuş ancak 5,5 sene gizlilik kararıyla dolayısıyla bizler tarafından herhangi bir bilgi edinememe suretiyle bu süreç bitmiş. Nasıl bitmiş? Takipsizlik kararı ve gizliliğin kaldırılması. O noktadan itibaren yani 2,5 senelik süre içerisinde bahsettiğimiz itirazları yaptık, çeşitli adımlar atıyoruz, atmaya da karar verdik” demişti.
Bir yol haritası çizdiklerini de kaydeden Pekin, “Burada açık hak ihlalleri söz konusu. Bu dosyadaki açık hak ihlalleri sebebiyle Anayasa Mahkemesi’ne müracaat ettik ve değerlendirme devam ediyor. Aynı zamanda bu süreç hakkında çizdiğimiz yol haritası kapsamında atılacak olan adımlarımızla ilgili diğer müracaatlarımız da hazırlanmış ve bir kısmı yapılmıştır. Bunların içerisinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de dahil olmak üzere birçok adım atılacaktır” tespitini yapmıştı.
Şimdi Ne Olacak?
Gelinen aşamada Anayasa Mahkemesi’nin karar gerekçesini açıklaması beklenirken daha önce kulüp tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda bu karara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapılması bekleniyor.





