Özellikle yoğun stres altında ya da kendimizi duygusal olarak bitkin hissettiğimiz anlarda ilk yöneldiğimiz besin olan çikolata, damakta bıraktığı o eşsiz hazdan çok daha derin bir biyolojik süreci tetikliyor. Binlerce yıllık serüveniyle insanlık tarihinin en köklü lezzetlerinden biri kabul edilen bu besin, içeriğindeki kompleks kimyasal yapısıyla sinir sistemimiz üzerinde adeta bir mühendis gibi çalışıyor. Modern tıp ve beslenme uzmanlarının mercek altına aldığı bu tatlı kaçamak, sadece bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda ruh halimizi doğrudan manipüle edebilen doğal bir laboratuvar olma özelliği taşıyor. Çikolatanın dilimizdeki tat tomurcuklarıyla temas ettiği andan itibaren beyne gönderdiği mesajlar, vücudumuzda zincirleme bir reaksiyon başlatarak bizi kısa süreliğine de olsa bambaşka bir ruhsal boyuta taşıyabiliyor.
Çikolata ve Beyindeki Ödül Mekanizması
Çikolata yediğimizde beyinde dopamin ve serotonin gibi ‘iyi hissettiren’ nörotransmiterler salgılanıyor. Bu da kısa süreli bir mutluluk ve rahatlama yaratıyor.
Çikolatanın içinde serotonin ve endorfin tetikleyen bileşikler var. Beyin bunu ödül gibi algılıyor ve bu yüzden çikolatasının bir parçası bile iyi hissettiriyor.
Ancak dikkat edilmelidir çünkü bu his genellikle geçici bir etki duygusal açlık ya da stres anlarında çikolataya yöneldiğimizde, beynimiz o kısa keyfi ödül gibi kaydediyor ve sonrasında her stres anında ‘bir parça çikolata’ isteği tetikleniyor.
Mutluluğun Formülü Olan Temel Kimyasal Bileşenler
Çikolatada teobromin, anandamid, feniletilamin gibi farklı kimyasal maddeler bulunuyor ve bu maddeler vücudumuzda bazı etkilere sebep oluyor.
Çay ve kahvede de bulunan teobromin, beyinde, eşit miktardaki kafeinle benzer etkilere yol açıyor.
Çikolatadaki bir diğer madde olan anandamid normalde insan beyninde doğal olarak üretilir. Klinik çalışmalarda kaygıyı azalttığı belirlenen anandamid çikolatada az miktarda da olsa bulunuyor. Ayrıca bu madde motivasyon ve memnuniyet duygusunun oluşmasında da etkilidir.
Feniletilamin ve Aşkın Kimyası
Beynin ödül merkezini uyaran ve romantik duygular hissettiğimizde salgılanan feniletilamin ise çikolatada bulunan bir diğer kimyasal madde.
Hatta en yüksek miktarda feniletilamin içeren yiyeceğin çikolata olduğu biliniyor fakat çikolatada bulunan feniletilamin vücutta çok hızlı metabolize edildiği için etkileri olması gerekenden daha az.
Özellikle bitter çikolatada bulunan bu madde, aşık olduğumuzda beynimizde doğal olarak salgılanır ve ‘mutluluk hissi’ yaratır.
Tat Tomurcuklarından Beyne Uzanan Yolculuk
Çikolata yediğimizde çikolatanın ağızda parçalanması sonucu açığa çıkan kimyasal maddeler dilimizdeki tat tomurcukları tarafından algılanır.
Bunun sonucunda oluşan sinyaller beynimize kimyasal bir mesaj olarak taşınır ve bu sinyaller beynimize sadece çikolata yediğimizi söylemekle kalmaz, beynimizin ödül merkezinde çeşitli kimyasal maddelerin salgılanmasını sağlar.
Teobromin, anandamid, feniletilamin gibi kimyasal maddeler tek başlarına ruh hâlimizi çok fazla etkilemese de bir araya gelerek dopamin ve seratonin gibi maddeler salgılıyor ve mutlu olmamızı sağlayabiliyor.
Serotonin ve Rahatlama Sağlayan Diğer Maddeler
Çikolatanın mutluluk veren bileşenleri arasında triptofan kritik bir yer tutar. Triptofan, serotonin üretiminin öncüsüdür; çikolatada doğal olarak bulunur ve sakinlik sağlar.
Teobromin ve kafein ise uyarıcı etki göstererek enerji verir ve zihinsel açıklık sağlar. Çikolata yediğimizde teobromin, damarları genişleterek kan basıncının düşmesini sağlıyor. Ayrıca teobrominin beyni uyarıcı özelliği, odaklanmayı olumlu etkiliyor.





