Ankara'da su gereksinimin yanıtlanması, şehrin köklü tarihi boyunca her dönemde üzerinde en çok kafa yorulan ve stratejik çözümler üretilen öncelikli sorunların başında yer almıştır. Kentin su tarihi ele alındığında bu mücadelenin Ankara'nın kuruluşu kadar eski olduğu görülürken, Roma döneminde Elmadağ'da yer alan su kaynağının merkez siteme ulaştırılmasıyla başlayan süreç farklı formüllerle sürdürülmüştür. Bu çalışmalar içerisindeki modern adım ise Erken Cumhuriyet Dönemi'nde ilk içme suyu arıtma tesisinin Ankara'da yapılmasıyla atıldı.
Abidin Paşa Döneminde Avrupa’dan Borular Getirildi
Elmadağ'dan gelen suyun yüksek basınç oluşturması sebebiyle pişmiş kil borularla taşınamadı. Bu kronik problemi çözmek maksadıyla harekete geçen dönemin Ankara Valisi Abidin Paşa, 1898 yılında Avrupa'dan dökme demir borular getirtti. Bu boruların kullanılmasıyla şehirde meydana gelen su krizi o dönem için çözüme ulaştırıldı.
Başkentlik Unvanı ve Nüfus Artışı İşleri Değiştirdi
Ankara'nın kurulan yeni devletin başkenti olmasıyla beraber şehirde oldukça hızlı bir nüfus artışı yaşandı ve bu durum altyapı sorununu beraberinde getirdi. Özellikle 1928-1930 yılları arasında başkentte önemli boyutlara ulaşan bir su sorunu meydana geldi. Yaşanan krizin sonucunda 1931 yılında Ankara Şehri İçme Suyu Komisyonu kuruldu. Komisyon, daha önce maddi olanaksızlıklar nedeniyle yarım kalan Kusunlar Kaptajı projesini hızla tamamlayarak hizmete sundu. Buna karşın bu adım da yetersiz kalınca, aslında Atatürk Orman Çiftliği'ni sulama amacıyla yapımına başlanan Çubuk Barajı'nda biriken suyun bir kısmı da zorunlu olarak içme suyu hattına dahil edildi.
Ankara halkına sağlıklı su ulaştırabilmek için Ankara Şehri İçme Suyu Komisyonu tarafından "Su Süzgeci" binası inşa edildi. 1936 yılında faaliyete giren bu tarihi endüstri mirası, uzun seneler şehre hizmet verdi. Başkent hafızasının en önemli bölümlerinden biri olan tarihi bina, 2010'lu yıllarda başta özel bir üniversiteye devredildi ve daha sonra ise iş makineleriyle yıkıldı.





