DNA canlıların kalıtsal özelliklerini taşıyan ve yaşamın temelini oluşturan en önemli moleküllerden biridir. Ancak DNA’nın tek bir yapıya sahip olduğu düşüncesi doğru değildir. Bilim insanlarına göre DNA farklı koşullara bağlı olarak A-DNA, B-DNA ve Z-DNA adı verilen üç farklı forma dönüşebilir. Bu farklı yapılar DNA’nın çalışma biçimini ve genetik bilginin aktarılma süreçlerini anlamada önemli ipuçları sunuyor. Peki DNA’nın bu formları arasındaki farklar neler?

DNA Nedir? Canlıların Bilgi Arşivi Nasıl Çalışır?

DNA yani Deoksiribonükleik asit, canlıların kalıtsal bilgilerini taşıyan özel bir moleküldür. Anne ve babadan gelen genetik özelliklerin yeni nesillere aktarılmasını sağlayan DNA, küçük yapı taşlarının birleşmesiyle oluşur. DNA’nın temel yapı birimlerine nükleotid adı verilir. Her nükleotid bir azotlu baz, beş karbonlu şeker ve bir fosfat grubundan meydana gelir. Azotlu bazlar ise adenin, timin, guanin ve sitozin olarak bilinir. Bu küçük yapı taşları bir araya gelerek uzun zincirler oluşturur ve DNA’nın temel yapısını meydana getirir.

DNA Zincirleri Nasıl Oluşur?

Nükleotidlerin içindeki şeker ve fosfat grupları birbirine bağlanarak DNA’nın iskeletini oluşturur. Şeker bölümündeki farklı karbon noktaları, bazların ve fosfat gruplarının doğru şekilde birleşmesini sağlar. Nükleotidler birbirine bağlandığında polinükleotid adı verilen uzun zincirler meydana gelir. Bu zincirlerin belirli bir yönü bulunur ve yapı 5’ten 3’e doğru ilerleyen bir düzen gösterir.

DNA molekülünde ise iki ayrı polinükleotid zinciri bir araya gelerek birbirinin etrafında kıvrılır. Bu yapı, bildiğimiz çift sarmal görünümünü oluşturur. Sarmalın dış kısmında şeker ve fosfatlardan oluşan bölüm yer alırken, iç kısmında birbirine bağlanan bazlar bulunur. İki zincirin yönleri ise birbirinin tersidir.

B-DNA Nedir? DNA’nın En Yaygın Formu

DNA’nın en yaygın ve canlılarda en sık görülen yapısı B-DNA olarak bilinir. Bilim insanları tarafından ortaya konulan DNA modellerinden biri olan B-DNA, Watson ve Crick’in açıkladığı DNA modeliyle ilişkilidir. Normal tuz ve pH koşullarında bulunan DNA formu olarak kabul edilir.

B-DNA’da çift sarmal sağa doğru kıvrılır. Sarmalın dış kısmında düzenli girinti ve çıkıntılar bulunur. Bu bölgelere DNA’nın görevlerini yerine getirmesi için gerekli bazı moleküller bağlanabilir. İnsanlar da dahil olmak üzere birçok canlıda B-DNA formu bulunur.

A-DNA Nedir? Farklı Koşullarda Oluşan DNA Yapısı

DNA’nın bir diğer formu ise A-DNA’dır. Bu yapı normal fizyolojik koşullarda yaygın olarak görülmez. A-DNA genellikle yüksek tuz oranı veya aşırı su kaybı gibi özel durumlarda ortaya çıkar. B-DNA gibi sağa doğru dönen bir yapıya sahiptir ancak bazı önemli farklılıkları bulunur. A-DNA, B-DNA’ya göre daha kısa, daha sıkı ve daha geniş çaplıdır. Bunun nedeni, DNA içindeki bazların B-DNA’daki gibi dik değil, daha eğimli ve yatay bir konumda bulunmasıdır.

Z-DNA Nedir? Sola Dönen DNA Formu

DNA’nın üçüncü bilinen şekli ise Z-DNA’dır. Bu form, diğer DNA çeşitlerinden farklı olarak sola doğru dönen bir yapıya sahiptir. Genellikle sitozin (C) ve guanin (G) bazlarının tekrar ettiği DNA bölgelerinde Z-DNA oluşabilir. Ayrıca yüksek tuz oranına sahip ortamlarda veya nikel klorür (NiCl₂) bulunduğunda da bu yapı ortaya çıkabilir.

Güneş Enerjisiyle Havadan Su Üretmek Mümkün Mü?
Güneş Enerjisiyle Havadan Su Üretmek Mümkün Mü?
İçeriği Görüntüle

Z-DNA’da bazların dizilimi zikzak şeklinde bir görünüm oluşturur. Hücrelerde az miktarda bulunan bu DNA formunun, genlerin çalışmasında yani gen ifadesinde rol oynadığı düşünülüyor.

Muhabir: Tuğba Ergen