Dünya Bankası’nın raporu kadınların ekonomik hayata katılımını engelleyen yasal bariyerlerin sanıldığından çok daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı. 190 ekonominin incelendiği çalışmada, şiddetten korunma ve çocuk bakımına erişim gibi kritik alanlardaki uygulama eksikliklerinin küresel büyüme önündeki en büyük engellerden biri olduğu belirtildi.
Yasaların Uygulanma Oranı Yüzde 50'de Kaldı
Dünya Bankası'nın yayımladığı "Kadınlar, İş Dünyası ve Hukuk" raporu, Washington merkezli yapılan değerlendirmelerle dünya kamuoyuna duyuruldu.
Rapora göre, kadınlara eşit ekonomik fırsatlar sunmayı hedefleyen yasal düzenlemeler küresel ölçekte ortalama olarak yalnızca yarı oranında hayata geçirilebiliyor. Bu çarpıcı veri, kadınların büyüme ve refaha katkı sunmasını engelleyen bariyerlerin tahmin edilenin çok üzerinde olduğunu kanıtlıyor. Yasalar tam olarak uygulansa dahi, kadınlar erkeklerin sahip olduğu yasal hakların ancak üçte ikisinden biraz fazlasından yararlanabiliyor.
On Temel Alanda Ekonomik Katılım Analizi
Banka, raporunu hazırlarken kadınların ekonomik yaşamdaki yerini belirleyen 10 farklı kategoriyi mercek altına aldı.
Bu alanlar arasında girişimcilik, istihdam korumaları, varlık sahipliği, emeklilik güvencesi, çocuk bakımına erişim ve şiddetten korunma gibi hayati başlıklar yer alıyor. Analizler sonucunda, dünya genelindeki kadın nüfusunun sadece yüzde 4'ünün neredeyse tam yasal eşitlik sunan ekonomilerde yaşadığı saptandı. Bu durumun, ekonomilerin istihdam yaratma ve büyüme potansiyelini doğrudan baltaladığı vurgulanıyor.
Krediye Erişimde Dengesizlik
Kadınlar neredeyse her ekonomide erkeklerle benzer şartlarda iş kurma hakkına sahip görünse de işin finansman boyutunda tablo değişiyor. İncelenen ekonomilerin yaklaşık yarısı krediye eşit erişimi teşvik eden politikalara sahip. Bu durum, kadın girişimcilerin işlerini büyütmek veya yeni girişimler başlatmak için ihtiyaç duydukları sermayeden mahrum kalmalarına yol açıyor. Kredi erişimindeki bu dengesizlik, kadınların iş dünyasındaki rekabet gücünü kısıtlayan en temel faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Çocuk Bakımı ve İstihdam İlişkisi
Annelerin iş gücüne katılımı veya daha verimli işlere geçiş yapabilmesi için uygun fiyatlı ve güvenilir çocuk bakımı hizmetleri en kritik belirleyici olarak gösteriliyor. Ancak 190 ekonominin yarısından daha azında ailelere bu konuda mali veya vergi desteği sağlayan yasal zemin bulunuyor. Daha da dikkat çekici olanı, bu desteği sunan ülkelerde dahi kaliteli çocuk bakım hizmetlerini destekleyen politikaların yalnızca yüzde 30'u aktif olarak yürütülüyor. Düşük gelirli ekonomilerde ise bu mekanizmaların varlığı yüzde 1 gibi sembolik bir seviyede kalıyor.
Şiddetten Korunamayan Kadınlar, İstikrarlı Olarak Çalışamıyor
Raporda öne çıkan bir diğer zayıf halka ise kadınların şiddetten korunmasıyla ilgili yasal boşluklar oldu. Şiddete karşı yeterli koruma sağlanamaması, kadınların çalışma hayatında istikrarlı bir şekilde yer almasını güçleştiriyor. Güvenli bir çalışma ortamının ve yasal güvencelerin eksikliği, ekonomik katılımı doğrudan düşüren bir unsur olarak raporda geniş yer buluyor.
Dünya Bankası yetkilileri, bu eksikliklerin giderilmemesinin küresel refah artışının önündeki en büyük prangalardan biri olduğuna işaret ediyor.




