Yıl boyunca ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle yükselen petrol fiyatları, enflasyonist endişeleri artırdı. Yaşanan artış, merkez bankalarının şahin politika izleyeceğine yönelik öngörüleri kuvvetlendirdi. Bu öngörü, altının ons fiyatına doğrudan baskı oluşturdu.
Küresel piyasalarda güvenli liman kabul edilen dolara olan talebin artması, değerli madenler tarafında satış ağırlıklı bir grafik çizdi. Yaşanan süreçte altın fiyatları aralık ayı sonuna kıyasla yüzde 6'yı aşan bir orada gerileme kaydetti.
Temmuz Ayında Fed İyimserliği ile Altında Yükseliş Trendi Başladı
Yılın temmuz ayı altının onsu açısından toparlanma dönemi olarak kayıtlara geçti. Amerika Birleşik Devletleri'nde enflasyon verileri ile kişisel tüketim harcamalarında yaşanan yavaşlama, Fed'in faiz artırma adımlarında aceleci davranmayacağı beklentisi oluşturdu. Piyasada oluşan bu iyimser hava ons altın fiyatını destekledi.
Fed Başkanı Kevin Warsh tarafından yapılan temkinli açıklamalar, para politikasının zamanlamasına ilişkin belirsizlikleri gündemde tuttu. Belirsizlikler, bankanın faiz artışına gideceği yönündeki tahminleri zayıflattı. Gelişmeler paralelinde dolar endeksinde görülen gevşeme de ons altın fiyatındaki yükselişi destekledi.
Meydana gelen piyasa hareketleriyle birlikte altının onsu temmuzda yüzde 1 değer kazanarak 4 bin 46 dolar seviyesine ulaştı. Böylelikle altın, 5 aylık aradan sonra ilk defa aylık değerlendirmede artış gördü. En son şubat ayında yüzde 8,5 oranında yükselen ons altın, martta yüzde 11,3, nisanda yüzde 1, mayısta yüzde 1,8 ve haziranda yüzde 11,7 oranında değer kaybetmişti.





