ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin faturası ağır oldu; küresel piyasa değeri 143,5 trilyon dolara gerilerken enflasyon endişeleri ve faiz beklentileri tamamen değişti.
Finans Dünyasında Bir Ayın Bilançosu
Orta Doğu’da Şubat sonunda patlak veren jeopolitik kriz, finans piyasalarında benzeri görülmemiş bir tahribata yol açtı. Derlenen verilere göre, 28 Şubat’ta 157,5 trilyon dolar seviyesinde olan küresel borsaların toplam değeri, 30 Mart itibarıyla 143,5 trilyon dolara geriledi. Bir aylık süreçte yaşanan 14 trilyon dolarlık bu kayıp; Japonya, Almanya ve Fransa gibi dev ekonomilerin yıllık üretim kapasitelerinin toplamından bile daha yüksek bir meblağı temsil etti.
Yatırımcılar riskli varlıklardan hızla kaçarken, dünya genelindeki endekslerin neredeyse tamamı kırmızıya boyandı.
Borsalarda Sert Düşüş: Güney Kore En Başta
Savaşın etkisiyle en büyük darbeyi Asya piyasaları alırken, Güney Kore’nin Kospi endeksi yüzde 16,8’lik geri çekilmeyle listenin başında yer aldı. Onu yüzde 12 ile Japonya ve yüzde 10,7 ile Almanya takip etti. ABD tarafında da manzara pek farklı değildi; teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ile S&P 500 ve Dow Jones gibi majör endeksler yüzde 8’e yakın değer kaybetti. Piyasalardaki korkunun derecesini ölçen VIX endeksinde yaşanan yüzde 46’lık artış, belirsizliğin hangi seviyelere ulaştığını kanıtladı.
Tahvil Piyasalarında Şok Dalgaları
Jeopolitik risklerin enerji fiyatlarını yukarı çekmesi, küresel enflasyonla mücadeleyi daha da zorlaştırdı. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimine gideceği yönündeki beklentileri tamamen tersine çevirdi. Piyasalarda artık "güvercin" tonun yerini "şahin" beklentiler alırken, tahvil faizleri son yılların en yüksek seviyelerine tırmandı. ABD 10 yıllık tahvil faizleri Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyeyi test ederken, Avrupa tarafında Almanya, Fransa ve İngiltere’de tahvil faizleri son 15-18 yılın zirvelerine yerleşti.
Fed Başkanı Powell’dan Temkinli Bekle ve Gör Mesajı
Küresel ekonominin rotasını belirleyen Fed Başkanı Jerome Powell, yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Orta Doğu’daki durumun benzin fiyatları üzerinden etkili olacağını ifade eden Powell şu ifadeleri kullandı:
"Ancak politikalarımızın, gelişmelerin seyrini bekleyip görmek için uygun bir konumda olduğunu düşünüyoruz. Para politikası araçlarımızın talep üzerinde etkisi var ancak arz şoklarıyla karşılaşıldığında kısa vadede kayda değer bir etkisi bulunmuyor. Petrol fiyatlarındaki şok muhtemelen para politikasının etkileri hissedilmeye başladığında çoktan geride kalmış olacaktır. Yine de arz şoklarının art arda yaşanması zamanla enflasyon beklentilerinin yükselmesine yol açabilir."
Nisan Ayında Piyasaları Neler Bekliyor?
Analistler, Çin tahvillerinin deflasyon riski nedeniyle küresel trendden ayrışarak yatay seyrettiğini ancak dünyanın geri kalanı için risklerin devam ettiğini belirtiyor. ABD ve İran hattından gelecek mesajlar, petrol fiyatlarındaki hareketlilik ve merkez bankalarının olası faiz hamleleri Nisan ayında da temel gündem maddesi olmaya devam edecek. Yatırımcıların gözü kulağı bölgesel gerilimin seyrindeyken, 14 trilyon dolarlık kaybın telafi edilip edilemeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
Piyasalardaki bu tarihi erime, jeopolitik risklerin sadece bölgesel değil, her bir bireyin portföyüne kadar uzanan küresel bir maliyeti olduğunu bir kez daha gösterdi.




