Dünya genelinde enerji arz güvenliğini sürdürmek, artan nüfusun enerji talebine cevap vermek ve karbon emisyonlarını en aza indirmek için nükleer enerji yatırımları kilit bir öneme sahip olmayı sürdürüyor. Upsurge tarafından açıklanan güncel veriler, nükleer güç kapasitesinde Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya ülkelerinin hakimiyet kurduğu küresel grafiği gözler önüne serdi.
Açıklanan verilere göre, dünyanın en yüksek nükleer enerji kapasitesini elinde bulunduran 10 ülkede toplam güç oranı 340 gigavatı (GW) aştı. Birçok gelişmiş ekonomi, enerji kaynaklarını artırmak ve sürdürülebilir bir sanayi altyapısı oluşturmak amacıyla yüksek kapasiteli tesislerini aktif biçimde kullanırken, yeni nesil reaktör projeleriyle kapasite artırım aşamalarını da yönetiyor.

ABD Liderliğini Sürdürüyor
Amerika Birleşik Devletleri, 103 GW’lık kapasitesiyle listenin başında yer alıyor. ABD’yi, enerji gereksiniminin önemli bir bölümünü nükleerden karşılayan Fransa 65,7 GW ile izlerken, son dönemlerde nükleer yatırımlarını artıran Çin Halk Cumhuriyeti ise 60,9 GW ile listeye üçüncü sıradan dahil oluyor.
Söz konusu liste değerlendirildiğinde nükleer enerjinin elektrik üretim kaynağı olmanın yanı sıra, jeopolitik bir güç unsuruna dönüştüğü de görülüyor. Özellikle fosil yakıtlara olan bağımlılığı en aza indirmeye çabalayan ülkeler, kesintisiz enerji sağlama özelliği sebebiyle nükleeri baz yük santrali olarak konumlandırıyor. Gelişmiş ekonomiler, mevcut tesislerini oluştururken, Hindistan ve Çin gibi nüfus yoğunluğu yüksek ülkelerin kapasite artırım adımları öne çıkıyor.

Nükleer teknoloji ve enerji üretimi dikkate alındığında ilk 10 ülke ve kapasiteleri şu şekilde netlik kazandı:
-
ABD: 103 GW
-
Fransa: 65,7 GW
-
Çin: 60,9 GW
-
Rusya: 28,6 GW
-
Güney Kore: 27,1 GW
-
Kanada: 14,6 GW
-
Ukrayna: 13,8 GW
-
Japonya: 13,3 GW
-
Hindistan: 8,2 GW
-
İspanya: 7,4 GW





